Ampute Futbol Milli Takımı’nın tecrübeli oyuncusu Barış Telli, Meksika’da oynanacak 2026 Dünya Kupası’ndaki hedeflerinden bahsederek, “Meksika’da tek hedef dünya şampiyonluğunu alıp ülkemize getirmek olacaktır” dedi.
Ampute Futbol Milli Takımı, 13-22 Kasım tarihlerinde Meksika’da düzenlenecek 2026 Dünya Kupası’nda mücadele edecek. Turnuva öncesi takımın tecrübeli futbolcusu Barış Telli; turnuvadaki takım ve bireysel hedefleri, kariyerinde geride bıraktığı anılar gibi birçok konuda İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.
Telli, “Öncelikle gerçekten çok heyecanlı, mutlu olduğumuzu bilmenizi isterim. Bizim için Dünya Kupası sadece bir turnuva değil. Aynı zamanda yıllardır verdiğimiz emeklerin, fedakarlıkların, ülkemizi temsil etmenin en büyük mutluluğu, gururu ve heyecanı. Bu takım aynı zamanda dünya şampiyonluğu parolasıyla gidiyor Meksika’ya ve aynı şekilde Meksika’da da tek hedef dünya şampiyonluğunu alıp ülkemize getirmek olacaktır” şeklinde konuştu.
“Tecrübem, emeğim ve farkındalığımla turnuvaya damga vuracağımı düşünüyorum”
Milli takımın önemli başarılarında pay sahibi olduğunun hatırlatılması üzerine 36 yaşındaki sporcu, “Buna tecrübe diyebilirim. Çünkü ampute futbolun içerisinde 21 yıldır varım. Birçok dünya, Avrupa şampiyonalarına katılıp burada ülkem adına elimizden geleni yaptım. Bu süreçler gerçekten çok zor olmasına rağmen burada özellikle tecrübeler devreye girecektir. Çünkü oradaki gelecek olan ülkeler kolay ülkeler olmayacak bizler için. Ne kadar son şampiyon olarak gitsek de burada her zaman tecrübeler konuşur. Ben de bu tecrübemle, sahaya vermiş olduğum emeğimle, farkındalığımla damga vuracağımı düşünüyorum ve takım olarak da gerçekten çok güçlüyüz, iyi bir aile içerisindeyiz. Biz kendi tecrübelerimizi kardeşlerimize yansıtıyoruz ve bununla birlikte sahadaki o vermiş olduğumuz turnuvanın heyecanıyla o sürece hazırlanıyoruz” diye konuştu.
“O kupayla beraber ülkeye dönmek istiyoruz”
Turnuvadaki rakipleriyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Barış Telli, “Rakipler ne kadar güçlü olsa da biz de gücümüzün farkındayız. Angola, Fas, Brezilya, Arjantin gibi hepsi birbirinden güçlü takımlar var. Biz geçmişteki turnuvalarda zaman zaman sıkıntılar yaşadık. Ne kadar büyük sıkıntılar yaşasak da kendi tecrübelerimizi, kendi oyunumuzda, gücümüzde sahaya yansıtıp bunun üstesinden fazlasıyla gelmiş bulunmaktayız. Tabii kardeşlerimize oyun tecrübelerimizi aktardıkça, onlar da heyecan yaşamasına rağmen en büyük heyecan sahada olacak. Geçmişte yaşadığımız hatalar, saha içerisinde yapamadıklarımız ya da kazandığımız kupalar olsun onları aktarıp açıkçası o kupayla beraber ülkeye dönmek istiyoruz. Onlar da çok heyecanlı” cümlelerine yer verdi.
“Türk Milli Takımı’na yakışır şekilde mücadele edip o kupaya ulaşacağız”
Dünya Kupası’nda bireysel hedeflerine dair gelen bir soru üzerine tecrübeli futbolcu, “Turnuvalar uzun bir maraton gibi gözükmese de gerçekten uzun maraton. Çünkü her gün maç yapıyorsun. Mental olarak, fiziki olarak her zaman hazır olman lazım. Ben birçok dünya şampiyonasına katıldım ve birçok gol attım, asistler yaptım. Kupalara gidecek yollarda en iyi hedefi belirlemiş oldum. Tüylerim de diken diken oldu. Çünkü milli forma dediğimizde gerçekten o duyguyu tamamen yansıtmamız lazım, savaşmamız lazım, hiçbir zaman bırakmamamız lazım ki çünkü son düdüğe kadar savaşmadan sonuçlar belli olmuyor. Birçok maçı aslında böyle çevirdik. Nereden baksak Avrupa şampiyonasında, dünya şampiyonasında biz bunları defalarca yaşadık. Tam bitti, gitti, turnuvadan elendik gözüyle bakılan bir süreçte olsa bile ben hiçbir zaman son düdüğe kadar mücadelemi kesmedim, kesmek de istemem. Bunu hem ligde hem dünya kupalarında yaşadım. Biz böyle bir takımız. O irademizi, o gücümüzü, o tecrübemizi sahaya koyduktan sonra 1-0’dan çok maç çevirdik. Rusya ve İngiltere gibi takımlara karşı maçlar aldık. Birçok takımı bu şekilde maçları çevirip Dünya Kupası’ndaki o bizim lokomotif dediğimiz, hedeflediğimiz noktalara ulaşmış olduk. Dediğim gibi kolay olmuyor, turnuvalar her zaman zordur. Çünkü her maç finaldir. Ama bunun bilincinde olursak her zaman o mücadeleye birlikte final gibi çıkıp, Türk Milli Takımı’na yakışır bir şekilde mücadele ederek 1-0 da olsa, 2-0 da olsa son saniyelerde yine çevirip o kupaya ulaşacağız” ifadelerini kullandı.
“Belki daha erken evlenebilirdim ama ampute futbolu bırakamazdım”
Geride bıraktığı 21 yıllık kariyerde içinde ukde kalan bir şey olup olmamasının sorulmasını ise Telli, şunları dile getirdi:
“Ukde kalanlar var tabii ki. Mesela özellikle 2022 Dünya Kupası benim içimde kaldı. Her ne kadar o turnuvaya çok iyi hazırlansam da son 3 gün kala çıkarıldım. Bu çok medyaya yansımadı ya da ben de konuşmadım bu süreçte. Ama onu bir deftere, bir kenara koydum. Orada da A Milli Takımımız, Ampute Milli Takımımız dünya şampiyonluğuna uzandı. O mutluluğu zaten hepimiz yaşadık. Şimdi o 4 yıl önceydi, şimdiki hedef 2026 Meksika’da düzenlenecek olan dünya şampiyonası. Ben ilk ampute futbola başladığımda çok büyük hayaller, hedefler koydum kendime. Bu hedefler, hayaller gerçekten kolay olmuyor. Çünkü birçok fedakarlık gerekiyor. Çünkü fedakarlığa nasıl bakarsak, zamanımızı, her şeyimizi ona göre ayarlıyoruz. Mesela ben bütün her şeyimi ampute futbola endeksli yaptım. Ampute futbol benim evladım gibi açıkçası. Ampute futbolu büyüttüm ve birçok başarıyı elde ettikten sonra benim evladım gibi oldu. Burada takım arkadaşlarımız, hocalarımız ve herkesin gerçekten çok büyük emeği oldu. Ama ampute futbol benim evladım olduğu için uzaklaştırmak istemiyorum. Devamlı içerisinde olmak istiyorum. Tabii ki bu süreç kolay olmuyor. Bu zamana kadar uykun, beslenmen ve birçok şeylerden fedakarlık ediyorsun. Mesela ben daha yeni evlendim. Neden? Çünkü 21 yıllık bu süreçte her sene dünya şampiyonası oluyordu, kamplarımız oluyordu. Bu yüzden ben evlilik konusunu bir kenara koydum. Burada da fedakarlık yaptım. Neden? Çünkü ampute futbolu evladım gibi gördüğüm için büyütmek istedim. Burada gerçekten eşime de ayrı teşekkür ediyorum. Biz çok uzun süredir görüşmemize rağmen bekledi; ‘Evet senin hedefin, hayallerin vardı’ dedi ve her zaman da destekçim oldu. Sağ olsun, iyi ki hayatımda. Şimdi hem ampute futbol içerisindeyiz hem de güzel bir yuva kurdum. Onunla beraber ampute futbolumu yaşıyorum. Tabii ukde kalan belki bu olabilir, belki daha erken evlenebilirdim ama ampute futbolu bırakamazdım. Çünkü o benim evladım.”
“Sahada yapmam gereken işlerim var, sonrasında antrenörlüğe geçmeyi düşünüyorum”
İlerleyen dönemde antrenörlük de yapmak istediğini sözlerine ekleyen deneyimli sporcu, “Hedeflerim, hayallerim bu zamana kadar hiç bitmedi. Bu zamana kadar hep dünya şampiyonluğunu yaşamak istemiştim, içimde kalan bir dünya şampiyonluğu var. İnşallah onu bu süreçte Meksika’da yaşamış oluruz ekip halinde. Kariyer olarak da illaki futbol sürecim bitecek. Çünkü ben ne kadar oynarım desem de belli bir yaştan sonra belki buna gücümüz yetmeyecek. Ama ne olacak? Bu sefer kendi tecrübelerimi, yapmış olduğum o geçmişteki birikimimi gençliğe aktarmak istiyorum. Bu tabii ki benim hedeflediğim bir nokta. Bunun için çalışmalarım var, notlarım var ve tabii ki hazırlanması gereken belgeler var resmi olarak. Bunları da hazırladıktan sonra hem Ampute Futbol Milli Takımı’na tekrardan hizmet etmek istiyorum hem de milli takım içerisinde kalıp gençlere bu geçmişteki yaşadığımız tecrübelerimizi, şampiyonluklarımızı, turnuvalarımızdaki o heyecanı gençlere aktarıp bu Türkiye Ampute Milli Takımı’nı her zaman o zirvede tutabilmek için elimden geleni yapacağım. Yani bir antrenörlük düşüncem her zaman oldu. Ama biraz daha erken. Yapmam gereken sahada işlerim var hem kulüp bazında hem milli takım olarak. Daha sonra da antrenörlüğe geçişi düşünüyorum” dedi.
“Dünyalarını sallayabilirsin sana eksik olduğunu söyleseler bile”
Son olarak ampute futbol sporcularına engelli gözüyle bakılmaması için verdiği mücadeleyi aktaran milli oyuncu, “Biz engelli bir futbol oynasak da ben engelli gözüyle bakılmaması için hep bu süreçteki mücadelemi verdim. Çünkü biz sporcuyuz, milli sporcuyuz. Bize rehabilitasyon olarak bakılmaması lazım. Biz ülkemizi temsil ettiğimizden dolayı bunu ben hem gençlere hem de bir öğretmen olarak kendi çocuklarıma, okuldaki çocuklara aktarıyorum ve şunu eklemek istiyorum; hiç kimse hayalinden vazgeçmesin. Hayalini kurduğu bu süreçteki, bu dünyadaki her şeyi yaşayabilmesi için mücadele etmesi lazım. Sadece hayal kurmak yetmiyor. Ama hayal kurup kendine inanırsa ve mücadelesini verirse istediği hedefe ulaşmış olacak. Benim de şöyle bir sözüm var; ’Dünyalarını sallayabilirsin sana eksik olduğunu söyleseler bile’. Evet, bir uzvumuz kısa ya da gözükmeyen bir şekilde yok olduğunu bilsek bile sana inananlarla yola çıkarsan dünyalarını sallayabilirsin” diyerek sözlerini tamamladı.

