Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Yeni geliştirilen bir DNA testi, milyonlarca meme kanseri hastasını gereksiz kemoterapiden kurtarabilir
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Sağlık > Yeni geliştirilen bir DNA testi, milyonlarca meme kanseri hastasını gereksiz kemoterapiden kurtarabilir
Sağlık

Yeni geliştirilen bir DNA testi, milyonlarca meme kanseri hastasını gereksiz kemoterapiden kurtarabilir

Son güncelleme: 30 Mayıs 2026 18:33
Yayınlandı 30 Mayıs 2026
paylaş
paylaş

İngiltere merkezli University College London (UCL) öncülüğünde yürütülen bir çalışma kapsamında geliştirilen yeni bir DNA testinin, kemoterapiden fayda görmeyecek meme kanseri hastalarını önceden tespit ederek milyonlarca kişinin gereksiz kemoterapi tedavisi almasını önleyebileceği belirtildi.

Bilim insanları, kanser tedavisinde yorgunluk, mide bulantısı, saç dökülmesi, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve doğurganlık sorunları gibi yan etkilere yol açabilen kemoterapi tedavisinden hangi hastaların fayda sağlayacağını belirlemeye yardımcı olacak yeni bir DNA testi geliştiriyor. İngiltere merkezli University College London (UCL) öncülüğünde yürütülen uluslararası çalışma kapsamında geliştirilen test sayesinde, milyonlarca meme kanseri hastasının gereksiz yere kemoterapi görmesinin önüne geçilebileceği düşünülüyor.

Katılımcıların 3’te 2’sinden fazlası kemoterapi olmadan tedavi edildi

Çalışma, testin uygulandığı katılımcıların 3’te 2’sinden fazlasının kemoterapinin yan etkilerinden korunabileceğini ve yalnızca hormon tedavisi ile tedavi edilebileceğini gösterdi.

İngiltere, Norveç, İsveç, Avustralya, Yeni Zelanda ve Tayland’da yeni teşhis konmuş 40 yaş üzerindeki 4 bin 429 hastanın katıldığı çalışmada bilim insanları, meme kanseri büyümesinde rol oynayan 50 genin aktivitesini ölçmek ve hastalığın yeniden nüksetme riskini hesaplamak için “Prosigna” adlı bir gen testi kullandı.

Katılımcıların 3’te 2’sinden fazlasını oluşturan ve test sonucunda düşük risk puanı alan hastalara kemoterapi uygulanmadı. Bu grubun 5 yıllık sağ kalma oranı yüzde 93,7 olarak ölçüldü. Tedavileri çerçevesinde kemoterapi alan hastalarda ise bu oran yüzde 94,9 oldu.

Kemoterapiden çekinen bir kadın test sonrasında hormon tedavisiyle kanseri kendi

Prosigna testi sayesinde kemoterapi almadan tedavi olan 64 yaşındaki Karen Bonham, İngiliz basınına yaptığı açıklamada kendisine 2017 yılında kanser teşhisi konulduğunu söyledi. Bonham, kemoterapiden korktuğu için ameliyatının ardından Prosigna adlı gen testinin erken evre meme kanseri hastalarından hangilerinin kemoterapi görmeden tedavi edilebileceğinin belirlenmesine ilişkin “Optima” adlı denemesine katılmayı kabul ettiğini açıkladı.

Bonham, kemoterapiye başlamasına birkaç gün kala hastaneden gelen telefonla “kemoterapi uygulanmayacak hasta grubuna ayrıldığını” öğrendiğini söyledi. Bu haberi aldığı an hissettiklerini anlatan Bonham, “İlk hissi nasıl tarif edebilirim bilmiyorum. Büyük bir rahatlamaydı” dedi.

Kemoterapi yerine 8 yıl boyunca radyoterapi ve hormon tedavisi gören Bonham, “Kanser teşhisi ve tedavisi şok edici olabiliyor. Bu durum, sizi belirsizliklerle dolu bir dünyanın içine itiyor. Hayattaki öncelikleriniz yeniden şekilleniyor ve tek istediğiniz hayatta kalmak oluyor” ifadelerini kullandı.

İngiliz basınında yer alan haberlerde 64 yaşındaki bir emekli olan ve Galler’in başkenti Cardiff’te yaşayan Bonham’ın kanserden tamamen kurtulduğu, sağlıklı olduğu ve hastalığın nüksettiğine ilişkin hiçbir belirti olmadığı kaydedildi.

Teşhisin üzerinden yaklaşık 9 yıl geçtiğini söyleyen Bonham, “Yürüyüş yapıyorum, yoga yapmaktan keyif alıyorum ve iyi bir yaşam sürüyorum. Emeklilik zamanlamasını kendim seçebildim ve şimdi aktif bir emekliliğin tadını çıkarıyorum. Optima çalışması, bunda belirleyici bir rol oynadı” dedi.

“Sonuçlar, kişiselleştirilmiş bir tedaviye doğru atılmış önemli bir adımı temsil ediyor”

Çalışmaya başkanlık eden UCL Kanser Enstitüsü Meme Onkolojisi Profesörü Rob Stein, “Ulaşılan sonuçlar, daha kişiselleştirilmiş bir tedaviye doğru atılmış önemli ve kayda değer bir adımı temsil ediyor” dedi.

UCL’ye göre çalışmanın sonuçları sayesinde İngiltere’deki kamu sağlık sistemi dahilinde yılda 5 binden fazla hastanın gereksiz yere kemoterapi almasının önüne geçilebileceği tahmin ediliyor. UCL’ye göre sonuçların 40 yaş altındakiler için geçerli olup olmadığı henüz bilinmiyor ve bu konuda sonuç alınması için birkaç yıl daha gerekiyor.

Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar, ABD’nin Chicago kentinde düzenlenmekte olan dünyanın en büyük kanser konferansı Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin (ASCO) yıllık toplantısında sunulacak.

Prosigna gen testi

Prosigna gen testi, hastalardan alınan tümör dokusundaki belirli 50 genin aktivitesini analiz ederek kanserin moleküler alt tipini belirliyor ve kemoterapinin gerekli olup olmadığını belirleme konusunda doktorlara yardımcı olmak için hastalığın tekrarlama risk puanını hesaplıyor.

Çalışma sayesinde, birçok hastanın kemoterapinin fiziksel ve duygusal yükünden ve ayrıca muhtemel uzun vadeli yan etkilerinden korunabileceği öngörülüyor.

Meme kanserindeki temel tedavi yöntemleri

Meme kanserinde temel tedavi yöntemi olarak, tümörlerin çıkarılmasına yönelik cerrahi müdahale benimseniyor. Hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla ise çoğu zaman kemoterapi öneriliyor.

Kemoterapi ayrıca, yakındaki lenf düğümlerine yayılmış erken evre meme kanseri hastalarına da düzenli bir şekilde uygulanıyor.

Uzmanlar, ağır yan etkileri olan kemoterapinin en yaygın meme kanseri türüne sahip bazı hastalar için çok az fayda sağladığına işaret ediyor.

Kış hastalıkları kapıda: Uzmanından maske vurgusu
Denizli’de 2024 yılında 287 bin doz aşı uygulandı
Sinop’ta hayat kurtaran kan bağışı etkinliği
“Ozonu yetkili yerlerden yaptırın”
Medical Point Hastanesi ve Stanford Üniversitesi arasında bilimsel iş birliği
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
YoutubeAbone ol
TiktokTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Genel

Kırklareli’nde balık tezgahları mercek altında

13 Nisan 2026
Artvin’de yaylada mahsur kalan 6 kampçıyı ekipler kurtardı
Samsun’da motosiklet tıra çarptı: 1 ölü, 1 ağır yaralı
Kar yağışı sonra eğlenceli anlar
Hakkari’de kar dağları şehir dışına çıkartılıyor
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?