Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Şiddetin görünen yüzünün ardında aile, çevre ve yalnızlaşma var
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Sağlık > Şiddetin görünen yüzünün ardında aile, çevre ve yalnızlaşma var
Sağlık

Şiddetin görünen yüzünün ardında aile, çevre ve yalnızlaşma var

Son güncelleme: 19 Nisan 2026 09:25
Yayınlandı 19 Nisan 2026
paylaş
Resimler 1/3
paylaş

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar toplumda endişeyi artırırken, uzmanlar bu tür vakaların yalnızca ortaya çıktığı an üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Aile yapısından akran ilişkilerine, empati eksikliğinden kontrolsüz dijitalleşmeye kadar uzanan çok sayıda faktörün bu süreci etkilediğini belirten uzmanlar, fiziki güvenliğin önemli olduğunu ancak asıl meselenin psikolojik güvenliğin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Çocukların karıştığı şiddet olayları son dönemde toplumun farklı kesimlerinde artan bir endişeye neden olurken, uzmanlar bu vakaların yalnızca ortaya çıktığı an üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağı vurguluyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ali Ruhan Çelik , yaşanan tablonun çok daha derin bir arka plana sahip olduğunu belirterek, aile yapısından akran ilişkilerine, empati eksikliğinden kontrolsüz dijitalleşmeye kadar uzanan çok sayıda faktörün bu süreci beslediğini ifade etti. Çelik’e göre, olayların anlaşılabilmesi için sadece sonuçlara değil, bu sonuçlara götüren gelişimsel ve sosyal süreçlere de odaklanılması gerekiyor.

“20-21 yaşlara kadar dürtü kontrol mekanizması daha zayıftır”

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan hadiselere ilişkin değerlendirmesinde çocuk ve ergen psikolojisinin önemine dikkat çeken Çelik, “Evvela suç işleyen birey ve suça sürüklenen çocuk meselesi var. Bu, hem hukuk sisteminin tartışma konusu hem de psikologların, nöropsikologların ve özellikle gelişim psikologlarının üzerinde durduğu bir konudur. Birey, 20-21 yaşlara kadar dürtü kontrol mekanizması bakımından daha zayıftır. İlk ergenlik dönemlerinde birey, yaptığı davranışların sonuçlarını öngöremeyebilir; dürtülerini kontrol etmekte daha zayıf kalabilir” diye konuştu.

“Ailedeki dengesiz tutum çocuğun davranışlarına da yansıyabiliyor”

Şiddet davranışlarının ortaya çıkmasında aile yapısının belirleyici etkenlerden biri olduğunu söyleyen Çelik, “Burada özellikle sosyal çevre, akran çevresi, dönemin iklimi, gelişimsel özellikler ve aile faktörü önemli. Özellikle aile, ebeveyn tutumlarında dengeli bir tutum sergilemezse; aşırı katı, aşırı disiplinli ya da tam tersine aşırı boş vermiş bir yaklaşımda bulunursa, bu durum bireyin, yani çocuğun dışarıya dönük davranışlarında da dengesizleşmeye sebep olabiliyor. Empati eksikliği olan, bağlanma problemleri yaşayan bir ailede yetişen çocuklarda karşı tarafa zarar verme, öfke davranışı ya da şiddet davranışında bulunma eşiği daha kolay aşılabiliyor diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Kontrolsüz dijitalleşme sosyal grupları denetimsiz hale getirdi”

Geçmişte ergenlik dönemindeki arkadaşlıkların daha çok oyun ya da spor arkadaşlığı şeklinde kurulduğunu kaydeden Çelik, bugün ise dijital alanların çocuklar üzerindeki etkisinin daha güçlü hale geldiğini belirtti. Çelik, “Bugün maalesef kontrolsüz dijitalleşme, kontrolsüz sosyal medya kullanımı ve bunun yeterince denetlenememesi, sosyal grupları kontrol edilemez bir mekanizma içinde topladı. Bu durum da dürtüsünü kontrol edemeyen çocukların şiddet davranışlarına yönelmesinin önünü açabiliyor. Bütün bu faktörler birleştiğinde maalesef bugün yaşadığımız elim hadise karşımıza çıkıyor. Başta söylediğim gibi bu bir başlangıç, sebep değil; aslında bugün sonucu yaşıyoruz. Buraya getiren sebepleri iyi irdelemek gerekiyor” diye konuştu.

“Asıl mesele psikolojik güvenliği artırmak”

Fiziki güvenlik önlemlerinin önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmayacağını söyleyen Çelik, “Okul çevrelerinde veya çocuklarımızın, gençlerimizin bulunduğu bölgelerde fiziki güvenliği artırmak elbette önemli. Ama bana göre asıl mesele psikolojik güvenliği artırmak gerekiyor” dedi.

Yalnızlaşmanın giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini ifade eden Çelik, “Günümüzde gençlerimiz ve yetişkin bireylerimiz yalnızlaşmanın pençesinde. Geniş aile kavramının kaybolduğu, çekirdek aile yapısının ve bireyselleşmenin öne çıktığı bir toplumda, özellikle dijitalleşmenin kontrolsüz biçimde artmasıyla birlikte bu yalnızlığın oluşturduğu boşluğu farklı unsurlar doldurabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Okullarda daha sıkı takip ve ailelere yönelik bilinçlendirme şart”

Bu noktada hem devletin hem yerel yönetimlerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Çelik, “Burada önemli olan mesele, bu yalnızlaşmayı doğru ele almak. Hem devlet bağlamında hem yerel yönetimler bağlamında uzman sayısını artırıp, okullarda bu tarz normal dışı davranışlar gösteren ergenlerimize ve çocuklarımıza daha sıkı takip uygulamak; aileleri bilinçlendirip çocukların duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalar yapmak gerekiyor” dedi.

“Toplumun tamamı dolaylı travma yaşıyor”

Yaşanan olayların geniş çaplı psikolojik etki oluşturduğunu ifade eden Çelik, “Bugün yaşadığımız bu hadisede çok yüksek ihtimalle toplumun tamamı, özellikle olay çocuklar üzerinden cereyan ettiği için dolaylı bir travma yaşıyor. Şu anda eminim ki ülkemizin dört bir yanında, şehrimizde de olduğu gibi, çocuklarımız okula gitmekten imtina ediyor ya da aileler çocuklarını okullara göndermekte tereddüt ediyor. Bu, akut dönemde anlaşılabilir bir durumdur” diye konuştu.

“Rutini korumak ve eğitim faaliyetlerini sürdürmek gerekiyor”

Bu süreçte eğitim düzeninin mümkün olduğunca korunması gerektiğini dile getiren Çelik, “Burada hem eğitimcilere hem de bürokratlara düşen mesele; rutini olabildiğince devam ettirebilmek, eğitim faaliyetlerini aksatmadan sürdürmeye çalışmak ve güvenlik yarasını olabildiğince kapatacak güvenli adımları atmaktır. Bu konuda toplumu, çocuklarımızı ve gençlerimizi ikna edebilmek gerekiyor. Bunun da yolu, ruh sağlığı uzmanı sayısını hem kamuda hem yerel yönetimlerde artırmak. Bu alanlara ayrılan bütçeleri yükseltmek ve yetişen uzmanların özellikle yalnızlaşma, bağ kurma, değerler ve insan ilişkileri noktasında topluma daha fazla katkı sunmasını sağlamaktır. Bu konuya ne kadar fazla kaynak, zaman ve insan gücü ayırırsak, bu elim hadiseleri yaşama ihtimalimiz de o kadar azalacaktır” şeklinde konuştu.

“Birçok okulda öğrenci başına düşen psikolojik danışman sayısı çok düşük”

Okullardaki rehberlik hizmetlerine de değinen Çelik, “Okullarda rehber öğretmenler var, psikolojik danışmanlar var. Ancak psikologların, rehber öğretmenlerin ve psikolojik danışmanların istihdamının artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü veriye dayalı konuşuyoruz. Birçok okulda öğrenci başına düşen psikolojik danışman, rehber öğretmen ya da psikolog sayısı çok düşük seviyelerde. Dolayısıyla ruh sağlığı gözleminde, özellikle davranış gözleminde normların dışında davranış sergileyen çocukları takip etmede öğretmenlerimiz ve hocalarımız yeterli zamanı ayıramayabiliyor. Bu nedenle kanun yapıcıların bu alana önem göstermesi, bütçeyi artırması ve ruh sağlığı uzmanı, psikolojik danışman, psikolog ya da rehber öğretmen sayısını artırması gerekiyor. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu tehlikeli, kontrolsüz dijitalleşmenin pençesinden kurtarmak; bunu önceden fark etmek ve önlem alabilmek için bu adımların gerekli olduğunu kesinlikle düşünüyoruz” dedi.

İştahsız çocuklara renkli tabaklar ve doğru alışkanlıklar şart
Dr. Altuncu, bulaşıcı hastalıklara karşı çocuklara aşı yaptırılması konusunda uyardı
İntörn doktorun heimlich manevrası hayat kurtardı
Uzmanından kış aylarında nezle uyarısı: “Antibiyotik çözüm değil”
Orta yaş demansına dikkat
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
YoutubeAbone ol
TiktokTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Genel

Bursa’da göçmen kaçakçılığına darbe: 29 yabancı uyruklu şahıs yakalandı

24 Şubat 2026
Doğal gaz kesintisi sebebiyle esnaf iş yerlerini açamadı
Atatürk Üniversitesinde birim değerlendirme toplantılarının ilk etabı tamamlandı
Karacabey Belediyesi’nden öğrencilere sağlıklı beslenme eğitimi
Mauro Icardi, Galatasaray’ın ligde en çok gol atan yabancı futbolcusu oldu
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?