Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Kumar bağımlılığı ‘teknoloji pandemisi’ne dönüştü
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Sağlık > Kumar bağımlılığı ‘teknoloji pandemisi’ne dönüştü
Sağlık

Kumar bağımlılığı ‘teknoloji pandemisi’ne dönüştü

Son güncelleme: 4 Nisan 2026 10:00
Yayınlandı 4 Nisan 2026
paylaş
Resimler 1/4
paylaş

İstanbul Arel Üniversitesi ve Yeşilay iş birliğiyle düzenlenen “Bağımlılık Sempozyumu”, geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Dijitalleşen dünyada kumar, teknoloji ve madde bağımlılığını ele alan uzmanlar, ‘toplumsal farkındalık’ çağrısında bulundu.

Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi’nde düzenlenen sempozyumun açış konuşmasını yapan İstanbul Arel Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Muzaffer Şahin, bağımlılığın gelişim sürecine dikkat çekerek, empati vurgusu yaptı. Şahin, “Hiç kimse bir sabah uyandığında bağımlı olmayı seçmez. Bu bir süreçtir” diyerek, doğru dinleme ve empatinin iyileştirici gücüne değindi. Geleceğin psikologlarına seslenen Şahin, beklenen toplumsal değişimin bizzat onların ellerinde yükseleceğini belirtti.

“Bağımlılığa kaptırdığımız her genç, kaybedilmiş bir vatan toprağıdır”

Yeşilay Büyükçekmece Şube Başkanı Recep Çalışkan, bağımlılıkla mücadeleyi bir vatan savunması olarak nitelendirdi. Çalışkan, Yeşilay’ın sağlıklı nesiller yetiştirme vizyonu doğrultusunda bilimsel temelli bir strateji yürüttüklerini ifade ederek, uzman psikolog kadroları ve modern rehabilitasyon alanlarıyla her türlü bağımlılığa karşı mücadeleye hazır olduklarını vurguladı.

“Neredeyse kazandım” illüzyonu tuzağa çekiyor

Sempozyumun ilk oturumunda kumar bağımlılığının nörolojik boyutlarını mercek altına alan Dr. Öğretim Üyesi Eren Murat Dinçer, kumarın beyindeki dopamin yollarını madde bağımlılığıyla aynı mekanizma üzerinden uyardığını vurguladı. Kumarı “beyindeki haz merkezi ile karar verme mekanizması arasındaki dengenin bozulması” olarak tanımlayan Dinçer, bireyleri bu tehlikeli döngüde hapseden üç temel bilişsel yanılgıya dikkat çekti. Belirsizliğin oluşturduğu adrenalinle kontrolün kaybedilmesine neden olan “neredeyse kazandım” illüzyonu, geçmişteki kayıpların gelecekteki şansı artıracağına dair bilimsel temeli olmayan “kumarbaz yanılgısı” ve kaybedileni geri alma umuduyla kontrolsüz risklerin alındığı “telafi tuzağı”, bağımlılık sürecini tetikleyen en kritik risk faktörleri olarak açıklandı.

‘Kaybettikçe kazanma sıram geliyor’ düşüncesi yaygın

Klinik Psikolog Fatihcan Öncü, kumarın tarihsel serüveninden günümüzün dijital dünyasına uzanan bir köprü kurdu. 17’nci yüzyılda resmileşen kumarın bugün bir “teknoloji pandemisi” halini aldığını belirten Öncü, “Kaybettikçe kazanma sıram geliyor” düşüncesinin bilimsel hiçbir karşılığı olmayan bir safsata olduğunu hatırlattı.

“Madde kullanımı yumuşatılmış bir öz kıyım eşdeğeri”

İkinci oturumda söz alan Psikiyatrist Prof. Dr. Defne Tamar Görol ise, madde bağımlılığının psikolojik arka planına dair sarsıcı bir tespitte bulunarak, “Madde kullanımı zamana yayılmış bir intihardır” dedi.

Klinik gözlemlerin madde kullanımını “yumuşatılmış bir öz kıyım eşdeğeri” olarak tanımladığını belirten Görol, tedavi sürecinde bireyin kendine zarar verme ve kendini cezalandırma mekanizmalarının mutlaka analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kurtuluşun anahtarı ‘Hayır’ demeyi öğrenmek

Bağımlılıkla mücadelede önleyici iradenin önemine değinen Prof. Dr. Duran Çakmak, toplumsal bilincin en temel adımının bireylerin “hayır” demeyi öğrenmesi olduğunu ifade etti. Çakmak, tedaviden önce bağımlılık geliştiren davranışın oluşmasını engellemenin kritik olduğunu belirtti.

Sempozyumda farklı bağımlılıklar da ele alındı

Sempozyumun son oturumunda bağımlılığın farklı yüzleri ele alındı. Klinik Psikolog Özge Dayıoğlu, romantik ilişkilerde sıkça rastlanan “eş bağımlılık” kavramına değinerek, partnerine aşırı odaklanma ve ayrılık korkusuyla şekillenen bu durumun kişiyi bir duygusal hapse sürüklediğini, sağlıklı bir ilişkinin ancak özsaygı ve bireyselliğin korunmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı. Davranışsal bağımlılıkların nörolojik etkilerine dikkat çeken Doç. Dr. Özlem Kızılkurt, pornografinin beynin ödül sistemini sürekli uyardığını ve tıpkı madde bağımlılığında olduğu gibi zamanla bir “tolerans” ve “aşerme” süreci oluşturduğu konusunda kritik uyarılarda bulundu.

Kumar bağımlılığının psikolojik döngüsünü özetleyen Klinik Psikolog Ahmet Yılmaz ise, oluşturulan heyecan ve risk alma güdüsünün bireyi kayıplarını görmezden gelmeye iterek sistemin içinde tutsak ettiğini ifade etti. Uzmanların ortak vurgusu, bu sinsi döngülerin fark edilmesinin iyileşme sürecindeki hayati önemi oldu.

Sempozyum, modern çağın getirdiği bu yeni nesil bağımlılıklara karşı akademik iş birliği ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği mesajıyla sona erdi.

Multidisipliner iş birliğiyle cerrahide yeni bir dönem: ERAS uygulaması
İşitme kaybı okul başarısını olumsuz etkiliyor
Derecik Devlet Hastanesinde ilk guatr ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
Erken teşhis hayat kurtarır: Kanserde görüntülemeyle tespit edilebilen 5 önemli uyarı
Erken teşhis kolon kanserinde hayat kurtarıyor
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
XTakip et
InstagramTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Kültür Sanat

Eskişehir’de pistin tozunu attırdılar: 300 sporcu şampiyonluk için ter döktü

31 Mart 2026
ABD Başkanı Donald Trump, devrik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi’nin İran yönetimine gelmesine ilişkin soruya, “Çok iyi birine benziyor ama bana kalırsa ülke içinden biri daha uygun olabilir” dedi.
Geleceğin hekimleri ‘Beyaz önlük’ giydi
Bilecik’te korkutan yangın
Bakan Tunç: “Avrupa Konseyi üyesi ülkelerle adli iş birliğimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz”
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?