Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Kekemelikte bireyi anlamaya odaklanmak gerekiyor
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Sağlık > Kekemelikte bireyi anlamaya odaklanmak gerekiyor
Sağlık

Kekemelikte bireyi anlamaya odaklanmak gerekiyor

Son güncelleme: 21 Ekim 2026 10:50
Yayınlandı 21 Ekim 2026
paylaş
paylaş

Kekemeliğe yönelik yaklaşımın son yıllarda önemli ölçüde değiştiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, kekemeliğin yalnızca düzeltilmesi gereken bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, günümüzde nöroçeşitlilik perspektifiyle ele alınan kekemelikte, bireyin konuşma biçiminden çok ne söylediğine ve kendini ne kadar rahat ifade edebildiğine odaklanılmasının önem taşıdığına dikkat çekti.

Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kekemeliğe yönelik güncel yaklaşımı, okul ortamında akran zorbalığıyla mücadeleyi ve ailelerin çocuklarına nasıl destek olabileceğini anlattı.

Kekeleyen çocukların yaşadığı zorlukların çoğu zaman yalnızca konuşma akıcılığıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Güdül, “Asıl korkmamız gereken şey kekemelik değil, farklılığa izin vermeyen bir ortamdır” dedi.

Dünya genelinde her 100 kişiden biri kekeliyor

Kekemeliği, “Konuşmanın akışında ses, hece ya da kelime tekrarları, uzatmalar ve bloklarla kendini gösteren bir akıcılık farklılığı” olarak tanımlayan Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, “Kekemelik, okul öncesi dönemde ortaya çıkar ve dünya genelinde yaklaşık her 100 kişiden biri kekeler” dedi.

Günümüzde kekemeliğe bakış değişiyor

Son yıllarda kekemeliğe bakışın önemli ölçüde değiştiğini söyleyen Karamete Güdül, “Bugün kekemeliği düzeltilmesi gereken bir kusur olarak değil, nöroçeşitliliğin bir parçası yani konuşmanın farklı bir biçimi olarak ele alıyoruz. Bu bakış açısı çocuğa şu mesajı verir:

“Nasıl konuştuğum değil ne söylediğim önemlidir.”

Kekeleyen çocukların önemli bir kısmı konuşmaktan kaçınmayı, kelime değiştirmeyi ya da sessiz kalmayı öğrenir. Bunun nedeni çoğu zaman kekemeliğin kendisi değil, çevrenin verdiği tepkilerdir. Nöroçeşitliliği kabul etmek, terapiye gerek olmadığı anlamına gelmez. Erken dönemde değerlendirme ve müdahale hala çok değerlidir. Ancak terapinin hedefi yalnızca akıcılık değil, çocuğun kendini rahatça ifade edebilmesi ve iletişime katılmasıdır” diye konuştu.

Kekeleyen öğrenciler için öğretmenlere büyük sorumluluk düşüyor

Kekemeliği olan çocukların okul yaşamında karşılaştıkları zorluklarda öğretmenlerin tutumunun belirleyici olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, akran zorbalığının bu süreçte önemli bir sorun olarak öne çıktığını belirtti.

Öğretmenin kekeleyen çocuğun okul deneyimini belirleyen en önemli kişilerden biri olduğunu vurgulayan Karamete Güdül, “2018 yılında kekeleyen yetişkinlerle yaptığımız bir çalışmada, katılımcıların yüzde 84’ü okul yıllarında akran zorbalığına uğradığını bildirdi. En sık karşılaşılan zorbalık türleri alay etme ve isim takmaydı. Daha da düşündürücü olan bulgu ise katılımcıların yüzde 30’u öğretmeninin zorbalığı bildiğini ancak bir şey yapmadığını belirtmesiydi. Öğretmeninin müdahale ettiğini söyleyenlerin oranı yalnızca yüzde 38’di. Bu nedenle öğretmenin zorbalığı fark etmesi yetmez, zorbalığa sıfır tolerans için harekete geçmesi gerekir” diye konuştu.

Çocuğun cümlesi tamamlanmamalı ya da ‘Yavaş konuş’ denilmemeli

Öğretmenlerin öncelikle kekeleyen öğrenciyle birebir görüşerek ihtiyaçlarını öğrenmesi gerektiğini ifade eden Karamete Güdül, “Öğretmenlere önerim, önce kekemeliği olan çocukla baş başa konuşmalarıdır. Sınıfta söz almak, sesli okuma ya da sunum konusunda neye ihtiyacı olduğunu öğrencilerine sorabilirler. Çünkü her çocuğun ihtiyacı farklıdır. Çocuğu sınıftaki konuşma görevlerinden otomatik olarak muaf tutmak iyi niyetli bir davranış gibi görünse de kesinlikle tercih edilmemelidir. Çocuğun cümlesini tamamlamamak, ona ‘Sakin ol’ ya da ‘Yavaş konuş’ dememek gerekir” dedi.

Karamete Güdül, okul rehberlik servisinin ve çocuğun dil ve konuşma terapistinin sürece dahil edilmesinin de destekleyici bir okul ortamı oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Aileler kekemelik hakkında çocuklarıyla açıkça konuşmalı

Kekemeliğin yönetiminde ailelerin de dikkat etmesi gereken noktalar olduğunu kaydeden Karamete Güdül, “Aileler çoğu zaman kekemeliğin okul çağında devam etmesinden ve çocuklarının zorbalığa uğramasından korkar. Bu korku anlaşılırdır ancak asıl korkmamız gereken şey kekemelik değil, farklılığa izin vermeyen bir ortamdır. Kekeleyen bir çocuk, kabul gördüğü bir sınıfta kendini rahatça ifade edebilir. Bu nedenle ailelerin hedefi kekemeliği yok etmek değil, çocuğu kekemeliğiyle birlikte güçlü hissettirmek olmalıdır” tavsiyesinde bulundu.

Konuşulmayan kekemelik, utanç duygusunu besleyebilir

2018’de yapılan çalışmada katılımcıların %76’sının, ailesinin zorbalığa uğradığından haberi olmadığını söylediğine dikkat çeken Karamete Güdül, “Bu sonuç, kekeleyen çocukların yaşadıkları zorlukları çoğu zaman evde paylaşmadığını gösteriyor. Bu yüzden kekemelik hakkında evde açıkça konuşulabilmesi çok önemlidir. Pek çok aile kekemelik hakkında konuşursa durumun kötüleşeceğini düşünür. Oysa konuşulmayan bir kekemelik, çocukta utanç duygusunu besleyebilir. Çocuklar ebeveynlerinin kaygısını da çok kolay fark eder. Ebeveyn kekemelikten korkuyorsa, çocuk da kekemeliğin korkulacak bir şey olduğunu öğrenir” diye konuştu.

Ailelere önerilerde bulunan Karamete Güdül, şunları söyledi:

“Ailelere önerim, kekemelik hakkında çocuklarıyla sakin ve doğal bir dille konuşmalarıdır. ‘Bazen kelimeler takılıyor, bu olabilir, ben seni dinliyorum’ demek çocuk için çok güçlü bir mesajdır. Kekemeliğini bilen ve onu adlandırabilen bir çocuk, bir arkadaşı sorduğunda ne diyeceğini bilir. Araştırmalar, kişinin kekemeliğini kendisinin açıklamasının dinleyicilerin tutumunu olumlu yönde etkilediğini gösteriyor.

Çocuğun güçlü yönleri görünür kılınmalı

Alay edildiğinde neler söyleyebileceğini evde çocukla birlikte çalışmak, onun kendini çaresiz hissetmesini önler. Çocuğa okulda neler yaşadığını düzenli olarak sormak ve anlattıklarını yargılamadan dinlemek de önemlidir. Çocuğu yalnızca konuşmasıyla tanımlamamak, güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını görünür kılmak gerekir. Mümkünse kekeleyen başka çocuklarla ve kekeleyen başarılı yetişkinlerle tanışması sağlanabilir. Yalnız olmadığını bilmek çok güçlü bir koruyucudur. Kekemelik fark edildiğinde beklemek yerine bir dil ve konuşma terapistine danışmak da önemlidir. Son olarak ailenin öğretmenle iletişim kurması, çocuğun evde ve okulda tutarlı bir destek görmesini sağlar. Çocuğu güçlendirmek kadar, onun içinde bulunduğu ortamı güçlendirmek de ailenin elindedir.”

Her bireyin kekemeliği farklıdır

22 Ekim’in 1998’den bu yana dünya genelinde kekemelik farkındalığını artırmak amacıyla kutlandığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Aşena Karamete Güdül, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu yılın uluslararası teması “Kekemeliğin Tonları: Seninki Hangisi?” olarak belirlendi. Bu tema bize şunu hatırlatıyor: Her bireyin kekemeliği farklıdır. Kimi kişi kekemeliğini açıkça kabul eder, kimisi hâlâ onunla barışmaya çalışır. Kiminin terapiden beklentisi akıcılık, kiminin ise kendini rahatça ifade edebilmektir. Bu farklılıkların hepsine saygı duymak gerekir. Bu yıl özellikle okullara seslenmek istiyorum. Kekeleyen bir çocuğun kendini ifade etme cesareti, büyük ölçüde sınıfta nasıl dinlendiğine bağlıdır. Farkındalık bir günle sınırlı kalmamalı, her gün sınıfta, evde ve toplumda yaşanmalıdır.”

FÜ’de Organ Nakli Farkındalık Sempozyumu düzenlendi
Yaz aylarında gebelikte havuz kullanımına dikkat
Uzmanlardan ’Dış kulak yolu enfeksiyonu’ uyarısı: “Başvuruları 2-3 kat artırdığını görüyoruz”
Enerji içeceklerindeki yüksek kafein beyin damarlarını daraltabilir
“İnatçı sırt ve bel ağrıları multipl miyelom işareti olabilir”

Quick Link

  • Medicine
  • Children
  • Coronavirus
  • Nutrition
  • Disease
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
YoutubeAbone ol
TiktokTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Kültür Sanat

Mersin uluslararası film endüstrisine tanıtılacak

27 Ağustos 2026
Kapıkule yolunda SUV araç ile tır çarpıştı: 2’si ağır 3 yaralı
Başkan Dutlulu Alaşehir’de mahalle muhtarlarıyla buluştu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: “İsimlerimiz farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir”
Turhal’da taşkın alarmı, jandarma ev ev gezip uyardı
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?