Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Erken tanı önemli
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Sağlık > Erken tanı önemli
Sağlık

Erken tanı önemli

Son güncelleme: 19 Haziran 2026 10:33
Yayınlandı 19 Haziran 2026
paylaş
paylaş

Türkiye’nin fenilketonürinin en sık görüldüğü ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Kurt, “Yaklaşık her 25 kişiden biri taşıyıcıdır ve her 6 bin doğumdan birinde fenilketonüri görülmektedir. Bu nedenle yenidoğan tarama programı ülkemiz için büyük önem taşımaktadır” dedi.

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Kurt, Fenilketonüri (PKU) hastalığı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Fenilketonürinin kalıtsal bir metabolizma hastalığı olduğunu belirten Doç. Dr. Kurt, erken tanı ve tedavinin çocukların sağlıklı gelişimi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Fenilketonürinin, vücudun büyümesi ve gelişmesi için gerekli olan proteinlerin yapı taşlarından biri olan fenilalanin isimli amino asidin metabolize edilememesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Fatih Kurt, “Sağlıklı bireylerde fenilalanin, fenilalanin hidroksilaz adlı enzim sayesinde parçalanarak vücutta kullanılır. Ancak fenilketonürili çocuklarda bu enzim doğuştan eksik ya da yetersizdir. Fenilalanin ve artıkları kanda ve diğer vücut sıvılarında artar ve gelişmekte olan çocuğun beynine zarar verir” dedi.

“Türkiye, Fenilketonürinin sık görüldüğü ülkeler arasında”

Hastalığın kalıtsal olarak geçtiğini belirten Kurt, anne ve babanın ekseriya sağlıklı görünmesine rağmen hastalığın taşıyıcısı olabileceğini söyledi. Fatih Kurt, “Bozuk gen hem anneden hem de babadan bebeğe geçtiğinde çocuk fenilketonüri ile doğar. Eğer bozuk gen yalnızca bir ebeveynden geçerse çocuk taşıyıcı olur ancak hastalık belirtileri göstermez” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin fenilketonürinin en sık görüldüğü ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Kurt, “Yaklaşık her 25 kişiden biri taşıyıcıdır ve her 6 bin doğumdan birinde fenilketonüri görülmektedir. Bu nedenle yenidoğan tarama programı ülkemiz için büyük önem taşımaktadır.” şeklinde konuştu.

“Tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabiliyor”

Tedavi edilmediği takdirde hastalığın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Fatih Kurt, “Tedavi edilmeyen çocuklarda zamanla ciddi ve geri dönüşü olmayan beyin hasarı gelişebilir. İlerleyici zihinsel gerilik, epileptik nöbetler, otizm, kaba ve ince motor becerilerde gerilik, ciltte egzema benzeri döküntüler, açık cilt ve göz rengi gibi sağlık sorunlarına yol açabilir” dedi.

“Topuk kanı taraması hayati önem taşıyor”

Yenidoğan topuk kanı taramasının erken tanıda kritik bir role sahip olduğunu vurgulayan Kurt, bebeklerin beyni etkilenmeden önce hastalığın tespit edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Doç. Dr. Fatih Kurt, “Bu amaçla bebeklere yaşamın ilk günlerinde, ideal olarak da 48-72 saat beslendikten sonra filtre kağıdına alınan birkaç damla topuk kanı ile kolayca tanı konabilmektedir. Bu basit test sayesinde hastalık henüz hiçbir belirti vermeden tespit edilebilir ve tedaviye hemen başlanabilir” açıklamasında bulundu.

Topuk kanı testinin ideal olarak bebeğin doğumdan sonra 48-72 saat beslendikten sonra yapılması gerektiğini belirten Kurt, erken taburcu olan bebeklerde ise hastaneden çıkmadan önce ilk örneğin alındığını ve gerekli durumlarda aile sağlığı merkezlerinde ikinci örnek istendiğini söyledi. Kurt, “Bu tarama testi, fenilketonürinin yanı sıra birçok önemli doğumsal hastalığın erken tanısını sağlayarak çocukların sağlıklı geleceği açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.

Erken tanı ile geç tanı arasındaki farklara değinen Kurt, geç tanı alan çocuklarda fenilalaninin beyinde hasar oluşturmaya başlaması nedeniyle nörolojik sorunlar ve zihinsel gelişim geriliğinin ortaya çıkabileceğini ifade etti. “Oluşan beyin hasarını daha sonra tamamen düzeltmek mümkün değildir” diyen Doç. Dr. Kurt, erken tanı alan çocukların ise uygun diyet tedavisi ve düzenli takip sayesinde yaşıtları gibi büyüyebildiğini, normal zeka gelişimi gösterebildiğini, eğitim alabildiğini ve sağlıklı bir yaşam sürdürebildiğini belirtti.

“Erken tanı ile geç tanı arasındaki fark büyük”

Fenilketonüride tedavinin temelini yaşam boyu uygulanan özel tıbbi beslenme tedavisinin oluşturduğunu kaydeden Kurt, ailelerin hastalık konusunda doğru bilgilendirilmesi ve diyete eksiksiz uyum sağlamasının son derece önemli olduğunu söyledi. Doç. Dr. Fatih Kurt, “Çocukların düzenli olarak çocuk metabolizma uzmanı ve diyetisyen tarafından takip edilmesi, kan fenilalanin düzeylerinin belirli aralıklarla ölçülmesi ve beslenmenin buna göre düzenlenmesi sağlıklı büyüme ve gelişim için gereklidir” ifadelerini kullandı.

Günümüzde fenilketonürinin erken tanı konulduğunda en başarılı şekilde kontrol altına alınabilen kalıtsal hastalıklardan biri olduğunu vurgulayan Kurt, “Topuk kanı taraması sayesinde hastalık belirtiler ortaya çıkmadan tespit edilebilir ve uygun tedaviye başlanabilir. Erken tanı alan ve tedavisine düzenli devam eden çocuklar, sağlıklı akranları gibi eğitim görebilir, çalışabilir ve normal bir yaşam sürebilir” dedi.

“Erken tanı ile sağlıklı bir yaşam mümkün”

Son yıllarda tanı ve tedavi alanında önemli gelişmeler yaşandığını belirten Doç. Dr. Fatih Kurt, genetik testler sayesinde ailelerde taşıyıcılık durumunun belirlenebildiğini ve riskli çiftlere genetik danışmanlık verilebildiğini söyledi. Kurt, “Her iki ebeveynin de taşıyıcı olduğu durumlarda, tüp bebek tedavisi sırasında uygulanan preimplantasyon genetik tanı yöntemi ile hastalığı taşımayan embriyolar seçilerek sağlıklı gebelik elde edilebilmektedir” diye konuştu.

Tedavi alanında ise özel tıbbi mamalar ve düşük proteinli ürünlerin yanı sıra uygun hastalarda enzim tedavileri ve gen tedavileri üzerine yürütülen çalışmaların umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu ifade eden Doç. Dr. Kurt, “Fenilketonüri önlenebilir bir hastalık değildir; ancak erken tanı sayesinde zihinsel engellilik tamamen önlenebilir. Bunun anahtarı ise yenidoğan topuk kanı taramasıdır” sözleriyle konuşmasını tamamlandı.

“Dijital oyunlarda şiddet, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilir”
‘Zatürre yüksek ölüm oranı olan bir hastalık’
Büyükşehir’den şifa yolunda bin 110 hastaya ücretsiz ulaşım desteği
Uzmanı uyardı: “Zayıflama iğneleri herkes için uygun olmayabilir”
Okul döneminde çocuk sağlığı için uzmanından önemli uyarılar
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
YoutubeAbone ol
TiktokTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Genel

Siirt’te araçlar sel sularında kayboldu, onlarca hayvan telef oldu

19 Nisan 2026
Aksaray’da bordo-mavi köy: Trabzonspor sevgisi yıllardır sürüyor
Bolu’da yanık kokusu itfaiye ekiplerini harekete geçirdi
Yapay zekayla hazırlanmış sahte Yargıtay kararlarına karşı uyarı
Kütahya’da sahte altınla dolandırıcılık yaptılar, Afyon’da yakalandılar
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?