TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Balkanlar’daki bütün siyasi yaklaşımların, fikirlerin bir araya getirilmesi ve Balkan halklarının müşterek çıkarları doğrultusunda istikrar, güven ve refah üçgeninde Balkanlar’ın yoluna devam etmesinin şart olduğunun kanaatindeyiz. Balkanlar’daki her gelişmeyi yakından ve titizlikle takip ediyoruz” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Hırvatistan Meclis Başkanı Gordan Jandrokovi ile Meclis’teki makamında görüştü. İkili, ardından TBMM Tören Salonu’nda ortak basın toplantısı düzenledi. İki ülkenin küresel ve bölgesel meselelerde müşterek bir tavır içerisinde olduklarını dile getiren Kurtulmuş, “6 Şubat Kahramanmaraş depremleri sonrasında Hırvatistan’ın Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta inşa ettiği okullar için Hırvat halkına teşekkür ediyorum. Bölgemizi ilgilendiren Rusya-Ukrayna, Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın tüm dünyayı etkileyen sonuçlarıyla İsrail’in 3 yılı aşkın bir süredir önce Gazze’ye, arkasından da bütün Filistin halkı ile bölge halklarına karşı başlattığı savaş da dahil olmak üzere tüm bu sorunların mutlaka diplomasi masasında çözülmesinin bir yolunu bulmak zorundayız. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşının Hırvatistan’ın da içerisinde bulunduğu Avrupa ülkeleri ile ülkemizi çok yakından etkilediğini ifade etmek isterim. Artık sonucu olmayan, sahada herhangi bir tarafın askeri bir güçle kazanmasının çok zor olduğu ve adeta bir kör düğüme dönen bir savaştan bahsediyoruz. Türkiye olarak bu konuda tavrımız açıktır; Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne, egemenliğine sonuna kadar saygı göstererek, her iki tarafın da kabul edebileceği adil, hakkaniyetli bir çözüm bir an evvel bulunmalıdır. Bunun için en kısa süre içerisinde müzakerelere başlanması ve sonuç alınması gereklidir” diye konuştu.
“Balkanlar’daki her gelişmeyi yakından ve titizlikle takip ediyoruz”
Balkan ülkelerinde barış, güvenlik, istikrar ve gelişmenin esas alınması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, “Bunun içinde Balkanlar’daki bütün siyasi yaklaşımların, fikirlerin bir araya getirilmesi ve Balkan halklarının müşterek çıkarları doğrultusunda istikrar, güven ve refah üçgeninde Balkanlar’ın yoluna devam etmesinin şart olduğunun kanaatindeyiz. Balkanlar’daki her gelişmeyi yakından ve titizlikle takip ediyoruz. Aynı şekilde Hırvatistan’ın Polonya ile başlattığı üç deniz inisiyatifinin önemli ve değerli olduğu kanaatindeyiz. Adriyatik, Baltık ve Karadeniz’in güvenlikleri birbirini etkiliyor ve bu nedenle üç denizin güvenliğinin önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye olarak üç deniz girişiminin stratejik ortağı olarak yer almaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl önce TBMM Başkanı olarak ben, ardından Dışişleri Bakanımız toplantıya katıldı” ifadelerini kullandı.
“Balkanlar’da, Güneydoğu Avrupa ve üç deniz girişimi çerçevesindeki ülkelerle yapılan işbirliğinin Doğu-Batı aksında Orta Koridor başta olmak üzere enerji arzının güvenliğine çok ciddi katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz”
Hırvatistan başta olmak üzere dost ülkelerle iş birliğine açık olduklarını vurgulayan Kurtulmuş, “Bizim Balkanlar’da, Güneydoğu Avrupa ve üç deniz girişimi çerçevesindeki ülkelerle yapılan işbirliğinin aslında Doğu-Batı aksında Orta Koridor başta olmak üzere enerji arzının güvenliğine çok ciddi katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Aramızdaki olumlu gündemin geliştirilmesi ve artırılması için mevkidaşımın ziyaretinin fevkalade önemli bir fırsat olmasını ümit ediyorum. Ayrıca dostluk gruplarımız marifetiyle temaslarımızı artırarak sürdüreceğimize inanıyorum” dedi.
“Türkiye’den Bayraktar satın almıştık, uzmanlarımız Türkiye’de bunun eğitimini aldılar”
Hırvatistan Meclis Başkanı Gordan Jandrokovi ise, “Biz Türkiye’den Bayraktar satın almıştık. Uzmanlarımız Türkiye’de bunun eğitimini aldılar ve bu araçları savunma sanayimize entegre ettiler. Bizim şirketimiz ile Türk şirketi işbirliği yaptı. Dünyada gerçekten çok sorunlu alanlar var ve o yüzden bu iki ülke arasındaki ilişkinin geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu yüzden bugün gerçekleştirdiğimiz ziyarette çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
“Kimler bu işe bulaştıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir”
Ardından Kurtulmuş ve Jandrokovi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin başlatılan soruşturmaya hakkındaki sorusu üzerine Kurtulmuş, “Gerçekten karşı karşıya olduğumuz fevkalade ciddi, kapsamlı ve derin bir krizdir. Bunun üzerine açıklıkla gidilmesi şarttır. Bu işe karışan, haksız kazanç elde eden, haram paranın peşinde koşan kim varsa, kime ulaşılıyorsa, nereye kadar gidiyorsa bunların hepsinden hesap sorulması milletimizin beklentisidir. Bu fon kriziyle ilgili görevli olan kamu görevlilerinin eğer hataları, ihmalleri varsa onlardan da mutlaka hesap sorulmalıdır. Asla bu konu geçiştirilmemelidir, ihmal edilmemelidir. Kimler bu işe bulaştıysa burunlarından fitil fitil getirilmelidir. Milletimizin beklentisi budur, adaletin gereği de budur. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında ki Fon Kurulu çalışmalarını sürdürüyor. Mağdur olan vatandaşlarımızın haklarının ödenmesi için kaynak oluşturmaya çalışıyorlar ama sonuç itibariyle kaynağın oluşabilmesi için çok hassas bir şekilde çalışılması lazım. Adalet Bakanımızın açıklamalarını dikkatli bir şekilde dinledim ve önemsediğimi ifade etmek isterim. Bakanımızın çizdiği o çerçevenin hukuki açıdan önemli olduğunu düşünüyorum. Milletimizin çoğunluğunun en önemli konusu budur. Türkiye artık bu meseleyle vakit kaybetmemelidir. Bir an evvel hem mağdurların alacakları ödenmeli hem de bu işe bulaşanlardan hesap sorulmalıdır” cevabını verdi.
“Büyük bir çoğunluğunun desteğini alarak yolumuza devam ediyoruz”
“Terörsüz Türkiye” süreci ve bu kapsamda TBMM’de kurulması planlanan İzleme Komisyonu’na ilişkin soru üzerine Kurtulmuş şöyle konuştu:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrının en zor, ağır ve yakıcı sorununu çözmek için yola çıktık. Diğer çatışma çözümleriyle kıyasladığımızda bu 2 yılda aldığımız mesafe daha fazladır. Dolayısıyla burada büyük çoğunluk çok olumlu katkı da bulundu. Türkiye siyaseti hemen hemen bütün partileriyle bu işi sahiplendi, bu noktaya kadar getirdi. Rapor hazırlandı, 467 kişinin ‘evet’ dediği bir yasa çıkarıldı. Bunlar çok kolay işler değil, sonuç alındığı zaman öyle görünebilir ama süreçlerin nasıl geliştiğini sizler takip ettiniz. Burada birkaç noktaya değinmek isterim; tüm süreçleri açık ve şeffaf bir şekilde yürüttük. Halkımızdan hiçbir konu gizlenmedi. En ufak detayda bile farklı siyasi partilerin müşterek bir noktaya gelmesi için çaba sarf ettik. Çok şükür sürecin başarısının arkasındaki temel meselelerden birisi budur. Bu konu ile ilgili görüşü olan herkesin fikrini dinledik. Yani hiçbir grup, ‘Bizim görüşümüz vardı, söyleyemedik’ diyemez. Dolayısıyla bu açıklık ve şeffaflık içerisinde ilgili bütün tarafları dinleyerek ve milletimizin büyük bir çoğunluğunun desteğini alarak yolumuza devam ediyoruz. Böyle davrandığımız için siyasi partilerin, medyanın büyük ve kamuoyunun büyük çoğunluğu konuyu benimsedi ve destek veriyor.”

