ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “İsrail, ABD’de kamuoyu desteğini kaybediyor. Bu basit ve açık bir gerçek. Donald Trump bunu kamuoyu önünde söyledi” dedi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD’li podcast sunucusu Joe Rogan’ın sunduğu “Joe Rogan Experience” programına konuk oldu.
Programda ABD Başkanı Donald Trump’ın sürekli İran ile bir anlaşmaya varıldığını açıkladığını fakat sonrasında her şeyin bozulup tekrar çatışmaya dönüldüğünü ifade eden Joe Rogan, Başkan Yardımcısına İran konusunda neler yaşandığını sordu. Bu soruya cevabında Vance, “Durumun tam olarak nereye gideceğini bilmiyorum ancak temelde doğru yönde ilerlediğimizi düşünüyorum. Ancak süreç çok karmaşık olacak ve pek çok kez durup yeniden başlayacak” dedi.
İran’daki sertlik yanlılarının Hürmüz kozunu kaybetmekten korktuklarını söyledi
İran ile mutabakat zaptı imzalanmasının ardından Hürmüz Boğazı’ndan akan petrol miktarının savaş öncesi seviyeye döndüğünü ve bu durumun İran’daki sertlik yanlılarını paniğe sürüklediğini söyleyen Vance, İran’daki bu unsurların en büyük kozlarını kaybetme korkusu yaşadıklarını ileri sürdü. Vance, “Birkaç gemiye ateş ettiler ve biz de karşılık verdik ve bunun tamamen uygun olduğunu düşünüyorum. Elbette gemilere ateş ederlerse, biz de onlara ateş ederiz ve gemilere ateş açmak için kullandıkları tesisleri imha ederiz. Olan bu” dedi.
Vance, “İran’daki sertlik yanlıları, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarına çok sert tepki gösterdi. Esasen, “Burayı yeniden kapatmaya çalışacağız. Kozumuzu kaybetmekten korkuyoruz” dediler. Sistemlerindeki pragmatistler ise “Bu bir hataydı, konuşmaya devam edelim” diyor. Bunun nihayetinde nasıl sonuçlanacağını biliyor muyum? Hayır. Ancak yaptığımız şey, hassas bir diplomatik süreç” ifadelerini kullandı.
“Rejim değişikliği yapmak için 150 bin asker gönderecek değiliz”
İran’da rejimin değiştirilmesi ve onların yerine daha ılımlı birilerinin getirilmesini savunanların da olduğunu ifade eden Vance, “Fakat bu konudaki tecrübelerimiz nasıl? İyi değil, değil mi? İran halkı ayaklanıp hükümetini değiştirmek istiyorsa, bu onların kararıdır. Ancak sahadaki insanlar bunu yapmak istemedikleri sürece, rejim değişikliği yapmak için 150 bin asker gönderecek değiliz. Ne olursa olsun asker göndermeyeceğiz. Asker gönderilmesini önermek demek, İran halkının işini ABD ordusunun yapmasını talep etmek demektir. Biz artık o işi yapmıyoruz. Gerçekten yapmıyoruz” dedi.
Libya’da Kaddafi’nin devrilmesinden sonra yaşanan kaosa dikkat çeken Vance, “Bunun sonucunda çok fazla şiddet ve terör ortaya çıktı. İran’da da sonucun böyle olmasını isteyen insanlar olduğunu düşünüyorum. Ancak sormak istiyorum, bizim çıkarımıza olan nedir? 94 milyon insanın Avrupa’ya ve ABD’ye akın etmesi, teröristlerin dünyanın dört bir yanına yayılmasıyla kurulabilecek bir terör altyapısının oluşması nasıl ABD’nin çıkarına olabilir” dedi.
“İsrail, ABD’de kamuoyu desteğini kaybediyor”
İsrail hükümeti içindeki bazı çevrelerin İran ile anlaşmayı hedef aldığını ve bu çerçevede ABD’de çok güçlü finanse edilen bir kampanya yürüttüklerini ifade eden Vance, “Etki kurmaya çalışmalarına karşı değilim. Yabancı hükümetler, her zaman ABD’de nüfuz oluşturmaya çalışır. İsrail bunu yapar, diğer ülkeler de yapar. Bu, işin doğasında var. Beni asıl rahatsız eden şey, Amerikalıların, yani Amerikan liderliğinin bu etkinin kendi muhakemelerini ve savundukları politikaları etkilemesine izin vermesidir. Beni rahatsız eden şey bu” dedi.
ABD’nin hem müttefikleri hem de düşmanlarının ABD’yi etkilemeye çalışmasının normal olduğunu ifade eden Vance, “Ancak Time dergisini açıp benim yürüttüğüm müzakere sürecini sabote etmek için finanse edilen bir yabancı etki kampanyası olduğunu gördüğümde ve üstelik, buradan para alan insanların bana dürüstlükten tamamen uzak bir şekilde saldırdığını gördüğümde buna cevabım şu; “Cehenneme kadar yolunuz var”. Ben, Amerikan halkı için yapmam gerekeni yapacağım” dedi. ABD’de İsrail yanlıları ve İsrail karşıtları arasında büyük bir tartışma yaşandığını ve bu tartışmada kendisinin ılımlı tarafta yer aldığını söyleyen Vance, buna rağmen sebepsiz yere Yahudi karşıtlığı ile suçlandığını söyledi.
Vance, “Şu anda İsrail, ABD’de kamuoyu desteğini kaybediyor. Bu basit ve açık bir gerçek. Donald Trump bunu kamuoyu önünde söyledi. İsrail, Fransa ya da İngiltere gibi bir müttefik. Tabii olarak onlarla anlaşamadığımız konular da olacak, anlaştığımız konular da olacak. Dolayısıyla benim yaklaşımım şu; ortak çıkarımız olan konularda birlikte çalışalım. Beraber olmadığımız konularda da dürüst olalım. Sırf bu yüzden insanlar bana antisemit veya İsrail karşıtı diye saldırıyor” dedi.
İsrail’in Amerikan kamuoyunu neden kaybettiği sorusuna Vance, “İsrail’in Amerikan siyaseti üzerinde orantısız derecede büyük bir etkisi olduğu konuşuluyor. Ben de böyle bir anlatı olduğunun farkındayım. Aslında şöyle düşünüyorum; Amerikan siyasetini etkilemeye çalışıyorlar mı? Evet. Diğer birçok ülke de bunu yapıyor. Bazıları, bu konuda diğerlerinden daha başarılı. İsraillilerin de bu konuda çoğu ülkeden kesinlikle daha etkili olduğunu düşünüyorum. Ancak, Amerikan siyasetini etkilemeye çalışan tek etkili ülkenin İsrail olduğunu kesinlikle söyleyemem” dedi.
İsrail hükümeti içinde İran’a askeri harekatın devam etmesini isteyen ve ABD’yi müzakere politikasından uzaklaştırmaya çalışanların olduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde bildiğini ifade eden Vance, “Fakat İsrail hükümetinde sevdiğim ve iyi ilişkilerim olan insanlar da var. Onların bu sözünü ettiğim faaliyetin bir parçası olmadıklarını düşünüyorum” dedi.
Diğer yandan İsrail sistemi içinde savaşın herhangi bir hedef doğrultusunda değil, süresiz olarak devam etmesini isteyenlerin de olduğunu ve bunu yapmak için Amerikan kamuoyunu yönlendirdiğini ve değiştirmeye çalıştığını da bildiklerini ifade eden Vance, “Bundan rahatsız olan Amerikalılara, şunu söylerdim. Kızmanız gerekenler, buna ikna olan ve bundan etkilenen Amerikalı liderler olmalı” ifadelerini kullandı.
İsrail’in Amerikan muhakemesini etkileyip etkilemediği sorusuna Vance, “Amerikan siyasi söylemine giren çok sayıda konuşma kalıbı ve argüman bulunduğunu kesinlikle düşünüyorum. Amerikalıları kesinlikle etkileyen çok sayıda sosyal medya kampanyası bulunduğunu düşünüyorum” cevabını verdi.
İran’a karşı savaşın İsrail’in etkisiyle mi başladığı sorusuna Vance, “Başkanın, İsrail’den gelecek herhangi bir etkiden bağımsız olarak İran’ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğine çok güçlü bir şekilde inandığını düşünüyorum” şeklinde cevap verdi.
Epstein’in ABD ve İsrail istihbaratı ile bağlantıları olduğunu öne sürdü
Programda sunucu Joe Rogan, insanların İran savaşının İsrail’in etkisiyle başladığını düşünmesinin nedeninin cinsel istismar suçlusu Jeffrey Epstein’e ilişkin gizli belgelerin yayınlanması konusunda ABD yönetiminin gösterdiği devasa direnç ve Epstein dosyalarında yönetimi İran’a karşı bir şeyler yapmaya zorlamak için şantaj aracı olarak kullanılabilecek şeyler olduğu inancı olduğuna dikkat çekti.
Başkan Yardımcısı Vance, bu konuya ilişkin açıklamalarında, Epstein belgelerinde ABD Başkanı Trump’ın suçluluğuna dair hiçbir delil bulunmadığı ifadeleriyle cevap verdi. Vance, ABD Başkanı Donald Trump’ın Epstein dosyalarının yayınlanmasına ilişkin yasayı Senato üzerinden engelleyebilecekken bunu yapmadığını ve “Bu dosyaları yayımlayacağız” dediğini söyledi.
Vance, “İnsanlar, Jeffrey Epstein’in Trump’a şantaj yaptığını söylüyor. Peki Epstein’i polise ihbar eden kişi kimdi? Bu Epstein dosyalarında yer alıyor değil mi? Donald Trump’tı. Ayrıca onu Mar-a-Lago’dan kovdu. Epstein’in hasta bir adam olduğu açık. Ama insanlar Epstein dosyalarının yayımlanmasını kötü yönettiğimizi söylemek istiyorsa evet, suçluyuz. Bu süreci kötü yönettik. Özellikle iletişim kısmını” dedi.
“Epstein’in Amerikan istihbaratının en üst düzeyiyle bağlantıları olduğu açık”
Vance, Epstein dosyalarındaki en büyük bilinmezliğin 1990’lı yıllar ve 2000’lerin başlarına ait dönem olduğunu savundu. Epstein’in en güçlü olduğu dönemin bu zaman dilimi olduğunu söyleyen Vance, 2007’de yürütülen soruşturmanın kasıtlı bir şekilde çok dar tutulduğunu ve çok daha geniş meselelere ilişkin delillerin ya hiç toplanmadığını ya da sonradan yok edildiğini öne sürdü. Batı dünyası genelinde siyasetçi ve etkili iş adamlarıyla karanlık menfaat ilişkileri kuran Jeffrey Epstein’in derin bağlantıları ve finansal gücünün nereden kaynaklandığının irdelendiği programda Vance, “Epstein’in Amerikan istihbaratının en üst düzeyiyle bağlantıları olduğu açık. İsrail istihbaratının en üst düzeyindekiler ile bağlantıları olduğu da açık” dedi.
Vance, “Bildiğiniz gibi İsrail Başbakanı Netanyahu şu anda ABD’de pek popüler biri değil. Ama Epstein, İsrail derin devletinin daha çok merkez sol unsurlarıyla bağlantılı görünüyordu. Bunu her zaman ilginç bulmuşumdur. İsrail siyasetinin merkez sağıyla çok güçlü bağları varmış gibi görünmüyordu. Amerika’da ise her kesimle bağlantılıydı. Cumhuriyetçi arkadaşları vardı, Demokrat arkadaşları da vardı. İsrail’de ise merkez solla, merkez sağa nazaran çok daha derin ilişkileri vardı. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum” dedi.

