Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Profesör, çocuklardaki şiddet eğiliminin altındaki acı gerçeği açıkladı
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Genel > Profesör, çocuklardaki şiddet eğiliminin altındaki acı gerçeği açıkladı
Genel

Profesör, çocuklardaki şiddet eğiliminin altındaki acı gerçeği açıkladı

Son güncelleme: 20 Nisan 2026 14:33
Yayınlandı 20 Nisan 2026
paylaş
Resimler 1/2
paylaş

SAMSUN (İHA) – Yıllardır görsel kültür yoluyla bilinçaltına yerleştirilen düşünceler ve kodlar hakkında araştırmalar yapan Prof. Dr. Metin Eker, çocukların kendilerine zarar veren eylemlerinin ve sosyal acıların temelinde kültür savaşları olduğunu söyledi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi ve Kültür, Sanat ve Turizm Akademisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Eker, yıllardır endüstriyel görsel kültürün insan üzerinde oluşturduğu etkileri araştırıyor. Görsel imge ve kodlar ile insanların bilinçaltının yönlendirilerek hayatın normal akışına aykırı kararların kolayca alınmasını sağlayan davranışların temelinde, bebeklikten itibaren başlayan ve çocukluk süresince maruz bırakılan endüstriyel görsel kültürün etkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Eker, son günlerde çocukların yaptığı okul saldırıları sonrasında açıklamalarda bulundu. “Öldürücü Hazzın Sarmal Anatomisi: Geleceğini Yok Eden Gelecek” çalışmasında çocukların bilinçaltındaki şiddet duygusunu araştıran Prof. Dr. Eker, bu çalışmalarını Kod Adı Mavi (Masumiyetten canavarlığa renk kodlaması), Yap-Boz Oyunları (Bozmanın cazibesi), Cilalı Medya Devri (Medyanın ilkel hâle getirdiği insan), Kolaj-Montaj Pedagojisi (Potansiyel ve kapasite çatışması), Nötralizasyon (Suç davranışının meşrulaştırılması), Geleceksizlik (Perspektif ve projeksiyon kaybı), Kaos Estetiği – Hazzın Hızı (Hazzın marjinalliğinde negatif motivasyon), Asimetrik Kabulleniş (Deneyimin deneyimine mahkum olmak), Okuryazarlık Donanımları (Kendisini ve çevresini çözümlemenin sosyal metodolojisi) ve Maneviyat (Teknokültür ve inanç çatışmaları) başlıkları altında çocukların şiddete yönelimlerini araştıran Eker, çalışmaları neticesinde elde ettiği verileri masaya yatırdı.

“Çocuklarımızın kendilerine zarar veren eylemlerinin temelinde kültür savaşları vardır”

Kendine ve topluma zarar veren gençlerin altındaki maneviyatsızlık duygusuna dikkat çeken Prof. Dr. Metin Eker, “Maneviyatsızlık diye adlandırabileceğimiz, özellikle tekno-kültür ile inanç sistemlerinin çatıştırılması gündemiyle meşgulüz şu anda. Teknoloji kültüründen tekno-kültüre geçişin egemen kılındığı bir dijital çağda yaşıyoruz. Sanal evrenlerde çocuklarımızın dolaştığı bir dünyada kurgusu yanılsamasında yaşıyoruz. Dolayısıyla gerçek dünya ile sanal dünya arasındaki kıyaslamanın ortaya koyduğu performansların neticesinde birçok olumsuzluk ile karşılaşabiliyoruz. Bu açıdan maneviyat, kadim kültürlere sahip ve Müslüman bir ülke olarak bizim ülkemizdeki gençlerimiz üzerindeki pedagojik hedeflerin, çok daha düzenli ve sistematik planlanması gerekliliğini göstermektedir. Kabaca bakarsak üç ana eksenimiz var: kültür, birey (kimlik) ve mekân-nesne ilişkisi. Görsel kültür çağında yaşıyoruz. İletişim büyük oranda görselleşmiş durumda. Kelimeleri daha az kullanıyoruz. Kültür savaşları çağında yaşıyoruz. Yani bu bir kültür savaşıdır. Çocuklarımızın maruz kaldığı tüm operasyonların ve sosyal acıların temelinde kültür savaşları vardır. Bu, ateşli silahlardan ve bombalardan daha yıkıcı bir durumdur. Geleceğimiz yok oluyor. Çocuklarımız kendi geleceğini yok ediyor. Dolayısıyla sosyolojik anlamda kültür öncelikli bir kavramdır. Batı bunun farkına varmaya başladı. ‘Kültürünüz yoksa geleceğiniz yoktur’ diyor. Kültür yok olursa gelecek de yok olur. Bu nedenle önce kültürü konuşmamız ve bunu akademik yapılara taşımamız gerekmektedir” dedi.

“Ekranlar çocukların yeni akranı: Küresel kültür endüstrisi gençliği dönüştürüyor”

Çocukların artık akranlarıyla değil ekranlarla iletişim kurduğunu belirten Prof. Dr. Eker, “Kimlik olarak baktığımızda bireyler izolasyon ortamlarında yaşıyor. Tekil ve bireysel oyunlarla evinde, odasında, ekran karşısında yaşam sürüyorlar. Dolayısıyla ekran, çocukların en büyük akranı haline gelmiş durumda. Sosyal iletişim ve etkileşim büyük oranda ekran üzerinden yürütülüyor. Temas ve fiziksel etkileşim ortadan kalktı. Oyunlar bireyselleştikçe, kolektif ve takım oyunları giderek yok oluyor. Böylece sentetik bir mekân ve nesne yapısına doğru bir dönüşüm yaşanıyor. Bu durum küresel bir endüstriyel operasyonun sonucudur. Moda, eğitim, medya, tüketim ve dolayısıyla oyun gibi sektörlerin birleştiği bir yapıdan bahsediyoruz. Bu bir kaos endüstrisidir, estetik haz ve hedefsizliğin kaosuna dönük bir endüstridir. Çocukların teknolojiyle doğrudan temaslı halde büyümesi, anne-baba ve sosyal çevre ile bağların zayıflamasına neden olmaktadır” diye konuştu.

“Teknoloji çocukluğu hızlandırdı: Erken büyüme, erken çöküş”

Teknolojiyle birlikte öğrenme süreçlerinin değiştiğini ifade eden Eker, “Klasik pedagojik süreçlerde çocuk 6 yaşında okula başlar ve yaklaşık 20 yaşına kadar eğitim süreci devam eder. Ancak teknolojiyle birlikte bu süreç öne çekilmiştir. Çocuklar, artık 3-4 yaşında okuma yazma öğrenebiliyor, 5 yaşında yabancı dil öğrenebiliyor. Bu durum pedagojik bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Ergenlik ve yetişkinlik süreçleri de daha erken yaşlara çekilmiştir. Bu da erken büyüme, erken hedef kaybı ve geleceksizlik sorunlarını beraberinde getiriyor” dedi.

“Çocukluğuma doğru büyümek istiyorum”

Çocukluk saflığının kaybolduğunu belirten Eker, “Kendini gerçekleştirme sürecine yönelen çocuk, oyunlar aracılığıyla bunu hızlı ve kontrolsüz biçimde yaşamaya çalışıyor. Alaylı ve naif tanımlı bir köylü heykeltıraşımızın bir sözü çok anlamlıydı: ‘Çocukluğuma doğru büyümek istiyorum.’ Bu ifade, çocukluğun saflığına ve doğallığına dönüş özlemini anlatıyor. Maalesef bugün çocuklarımız hızlı büyüme ile bu saflıktan uzaklaşıyor. Keşke çocukluğumuza doğru büyüyebilsek” diye konuştu.

Ali Erbaş: “Şehadetinin 8’inci yılında Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik’i rahmetle anıyorum”
Nilüfer’de kaçak 2 iş yeri yıkıldı
Nilüferli kadınların hediyeleri Harmancık’a ulaştı
Bursa’da vatandaşlar ilahiler ve beyitlerle sahura kalktı
Gaziosmanpaşa Belediyesi arama kurtarma ekibi her an göreve hazır
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
YoutubeAbone ol
TiktokTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Kültür Sanat

Çorum’da Kadir Gecesi’nde kutsal emanetlere yoğun ilgi

17 Mart 2026
Başkan Tuncer: “Mezitli’ye en iyi hizmeti sunabilmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz”
Yıldırım Belediyesi’nden Alev Alatlı’ya vefa
GTB’de kurumsal risk yönetimi sistemi için önemli adım
Büyükçekmece’de depoda çıkan yangın söndürüldü
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?