Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen “30 Ağustos Ruhu: Kütahya-Afyonkarahisar-Dumlupınar Zafer Rotası Sempozyumu-II” programında yaptığı konuşmada, Zafer Rotası Ekspresi’nin sıradan bir tren yolculuğu olmadığını belirterek, “Bugün bu peronda durmamızın sebebi bir seyahat değildir. Bugün zaferin 104. yılında, tarihin izinde, zaferin rotasında yola çıkıyoruz” dedi.
Kütahya Garı’nda düzenlenen programda konuşan Rektör Kızıltoprak, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi adına protokol üyelerini, akademisyenleri, öğrencileri ve vatandaşları selamladı.
Sempozyumun ikinci yılında aynı güzergâhın yeniden kat edildiğini belirten Kızıltoprak, Kütahya, Afyonkarahisar ve Dumlupınar’ın Milli Mücadele’nin Batı Cephesi açısından birbirini tamamlayan üç önemli durak olduğunu söyledi.
Afyonkarahisar’ın ise Milli Mücadele’de stratejik bir “kilit” olduğunu dile getiren Kızıltoprak, 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’un Kocatepe’den başladığını, 27 Ağustos’ta Çiğiltepe ve Afyonkarahisar’ın kapılarının açıldığını söyledi.
29 Ağustos’u 30 Ağustos’a bağlayan gece üç komutanın Afyonkarahisar’da harita başına oturarak düşmanın Dumlupınar’da çevrilmesine karar verdiğini aktaran Kızıltoprak, Dumlupınar’ın ise zaferin hükme bağlandığı yer olduğunu ifade etti.
“Dumlupınar bir tabeladan ibaret değildir”
30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin Dumlupınar’da tamamlandığını ve ardından hedefin Akdeniz olarak belirlendiğini anlatan Kızıltoprak, üniversitenin isminde yer alan Dumlupınar ifadesinin taşıdığı anlamın önemine dikkat çekti.
Kızıltoprak, “Üniversitemizin adında Dumlupınar vardır. Bu ad, bir tabeladan ibaret değildir. Bir milletin diriliş fermanıdır” diye konuştu.
Bu nedenle sempozyumu yalnızca akademik bir toplantı olarak görmediklerini belirten Kızıltoprak, programı aynı zamanda bir “emanet toplantısı” olarak değerlendirdiklerini söyledi.
“Emaneti raylar üzerinde taşıyacağız”
Zafer Rotası Ekspresi’nin Kütahya’dan hareket ederek Afyonkarahisar’da duracağını ve Dumlupınar’a ulaşacağını belirten Kızıltoprak, bu güzergâhın yalnızca fiziki bir yolculuk olmadığını ifade etti.
Kızıltoprak, “Bugün kalkacak Zafer Rotası Ekspresi, o emaneti raylar üzerinde taşıyacaktır. Kütahya’dan kalkacak, Afyon’da duracak, Dumlupınar’da varacaktır. Biz de aynı hattı fikirle, hatırayla ve vicdanla kat edeceğiz” dedi.
Milli Mücadele tarihinin gelecek kuşaklara aktarılmasında üniversitelere ve gençlere önemli görevler düştüğünü vurgulayan Kızıltoprak, “İlim, toprağın hafızasını diri tutmazsa unutulur. Gençlik, zaferi yalnız merasimden öğrenirse emanet eksik kalır. Şehir, üniversitesinden koparsa yol yarım kalır” ifadelerini kullandı.
“Tarihi ezberlemek değil, rotayı yeniden yürümek”
Sempozyumun temel amacının tarihi yalnızca bilgi olarak aktarmak olmadığını belirten Kızıltoprak, Milli Mücadele’nin geçtiği yerlerin yerinde görülmesi ve bu tarihî mirasın gençler tarafından daha iyi anlaşılması gerektiğini söyledi.
Kızıltoprak, “Bu sempozyumun maksadı budur: Tarihi ezberlemek değil; rotayı yeniden yürümek. Anıtın önünde durmak değil; o anıtın yükünü omuzlamak” dedi.
Programın gerçekleştirilmesine katkı sunan kurumlara, akademisyenlere ve katılımcılara teşekkür eden Kızıltoprak, şehitlere Allah’tan rahmet, gazilere ise milletçe minnetlerini sundu.
Çöğürler’de Şehit Yarbay Mehmet Nâzım Bey anıldı
Zafer Rotası Ekspresi’nin güzergâhındaki Çöğürler Nazım Bey İstasyonu’nda da Şehit Yarbay Mehmet Nâzım Bey için anma programı gerçekleştirildi.
Burada konuşan Kızıltoprak, istasyonun 4 Ağustos 1895’ten bu yana trenlerin durduğu bir nokta olduğunu ancak buranın tarihî anlamının 15 Temmuz 1921’de verilen mücadeleyle daha da derinleştiğini söyledi.
Kızıltoprak, Mehmet Nâzım Bey’in Balkan, Birinci Dünya ve İstiklal savaşlarında görev yaptığını, Birinci İnönü Muharebesi’nde 4. Tümen’e komuta ettiğini, İkinci İnönü Muharebesi’nde yaralandığını ve tedavisinin ardından yeniden cepheye döndüğünü anlattı.
14 Temmuz 1921 akşamı 40. ve 58. alaylarla Kütahya’dan trenle Çöğürler İstasyonu’na gelen Nâzım Bey’in, ertesi sabah Yumruçal’a hareket ettiğini belirten Kızıltoprak, tepeyi düşmana bırakmamak için ateş hattına giren Nâzım Bey’in Yörükmerzarı civarında sol elinden ve göğsünden ağır yaralandığını söyledi.
Ağır yaralanan Nâzım Bey’in emir çavuşu Eyüp tarafından kucaklanarak istasyona getirildiğini ve burada şehit olduğunu aktaran Kızıltoprak, şehadetinden bir gün sonra TBMM tarafından albaylığa yükseltildiğini hatırlattı.
Kızıltoprak, Mehmet Nâzım Bey’in naaşının bu hat üzerinden Ankara’ya gönderildiğini ve Hacı Bayram’da millet tarafından uğurlandığını belirterek, 2022 yılında istasyona Mehmet Nâzım Bey’in adının verilmesinin önemli bir vefa örneği olduğunu söyledi.
Nâzım Bey’in cephede yaralı askerlerine söylediği “Dayanın çocuğum” sözünü de hatırlatan Kızıltoprak, “Tren yine kalkacak. Hedef yine Dumlupınar. Ama bu durak unutulmayacak” dedi.
Konuşmaların ardından şehit Yarbay Mehmet Nâzım Bey ve Milli Mücadele kahramanları için dua ve Fatiha okundu. Zafer Rotası Ekspresi, daha sonra Dumlupınar istikametine hareket etti.
(Düzeltme) Rektör Kızıltoprak: “Bu yolculuk bir seyahat değil, Milli Mücadele’nin emanetini taşıyan bir yolculuktur”
Yorum yapılmamış

