Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, kurban etinde koyu renkli pıhtılaşmayan kan, pirinç tanesi görünümünde oluşumlar ve kötü kokulu iç organların ciddi hastalık belirtisi olabileceğini belirterek, bu durumlarda etin kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini söyledi.
Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Veteriner Besin Hijyeni ve Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, Kurban Bayramı öncesi vatandaşlara kurbanlık seçimi, kesim hijyeni ve et muhafazası konusunda önemli uyarılarda bulundu. Kurban Bayramı döneminde yaklaşık 1 milyon büyükbaş ve 3 milyon küçükbaş hayvanın nakli ve kesiminin yapıldığını belirten Gücükoğlu, bu yoğunluğun hayvan sağlığı ve gıda güvenliği açısından dikkatli yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
“Kesilen hayvan sayısı ülkemizde yüzde 15’ine tekabül ediyor”
Kurban Bayramı’nın manevi yönünün yanı sıra toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirten Gücükoğlu, “Son yılların verilerine göre ülkemizde Kurban Bayramı’nda yaklaşık 1 milyon büyükbaş ve 3 milyon küçükbaş hayvanın nakli ve kesimi yapılmaktadır. Bu miktar, yıllık kesilen hayvan sayısının yaklaşık yüzde 15’ine tekabül etmektedir. Kısa sürede bu kadar fazla hayvanın nakli, kesimi ve atık materyallerin çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi için yeterli tedbir ve uygun altyapı şarttır. Özellikle veteriner hekim kontrolü dışında yetiştirilen ve kesilen hayvanlar, bulaşıcı ve salgın hastalık riskini artırmaktadır” dedi.
“Kurban alırken bu özelliklere dikkat edilmeli”
Kurbanlık hayvanların mutlaka sağlıklı görünmesi gerektiğini vurgulayan Gücükoğlu, vatandaşların Tarım ve Orman Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından belirlenen denetimli hayvan pazarlarını tercih etmesi gerektiğini kaydetti. Veteriner hekim kontrolünden geçmiş, sağlıklı ve gebe olmayan hayvanların seçilmesi gerektiğini ifade eden Gücükoğlu, “Hayvanların gözünün kör olmaması, kulağında parça kopukluğu, boynuz kökünde kırık, kuyruk ve meme başlarında eksiklik, diş kaybı ve topallık bulunmaması gerekir. Çok zayıf, gebe, yeni doğum yapmış, yüksek ateşli, aşırı öksüren, ishalli, kılları mat ve karışık, bakışları cansız hayvanlar tercih edilmemelidir. Eklem ve göbekte şişlik, çenede büyüme, dik yürüyüş hali ve başı sürekli bir tarafa eğik tutma gibi durumlar da dikkatle gözlemlenmelidir” diye konuştu.
“Kestikten sonra bu belirtiler varsa dikkat”
Kesim sonrasında et ve organlarda görülebilecek bazı belirtilerin ciddi hastalıklara işaret edebileceğini kaydeden Gücükoğlu, “Pıhtılaşmayan koyu renkli kan, deri üzerinde çiçek benzeri kabarcıklar, ağız boşluğu ve dilde erozyonlar, etlerde pirinç tanesi görünümünde oluşumlar, büyük, kötü kokulu, iltihaplı ve şişkin iç organlar, çamur kıvamında dalak, göğüs kafesinde yapışmalar ve su toplanmaları görülmesi halinde kurbanın derisi dahil tüm parçaları serin ortamda muhafaza edilmelidir. Kesimde kullanılan bıçak, masat ve kesme tahtaları sıcak ve sabunlu suyla temizlenmeli, başka gıdalara temas ettirilmemelidir. Bu belirtiler varsa veteriner hekime başvurulmalı, et ve organlar veteriner hekimin değerlendirmesine göre kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Kamuya açık alanlarda kesim yapılmamalı”
Hayvan kesimlerinin ruhsatlı mezbaha, kombina veya geçici kesim alanlarında yapılması gerektiğini belirten Gücükoğlu, uygun alanı olmayan vatandaşların ise çevreye zarar vermeden kesim yapması gerektiğini söyledi. Cadde, sokak ve park gibi alanlarda kesim yapılmaması gerektiğini vurgulayan Gücükoğlu, “Hayvanlar temiz ve yeterli su bulunan alanlarda, deneyimli kişiler tarafından kesilmelidir. Kesim sırasında hayvanın strese girmemesi sağlanmalı, kullanılacak bıçak hayvanın boyun genişliğinin 1,5-2 katı uzunlukta ve tek seferde kesim yapabilecek keskinlikte olmalıdır. Bıçaklar sık sık temizlenmeli, hayvanlardan biri diğerinin gözü önünde kesilmemelidir. Hayvanın canı çıkmadan boynunu kırmak, derisini yüzmek veya uzuvlarını koparmak gibi acıyı artıracak davranışlardan kaçınılmalıdır” şeklinde konuştu.
Şap hastalığına karşı da uyarılarda bulunan Gücükoğlu, geçen yıl Kurban Bayramı sonrasında ülkede şap hastalığı vakalarının görüldüğünü hatırlatarak, “Şap hastalığı ciddi ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Özellikle hayvan hareketliliğinin yoğun olduğu bu dönemde vatandaşlarımızın dikkatli olması gerekiyor. Hayvanların ağızlarından akıntı gelmesi gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurulmalıdır” açıklamasında bulundu.

