Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Bilim kurgu artık üniversite laboratuvarlarında tartışılıyor
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Eğitim > Bilim kurgu artık üniversite laboratuvarlarında tartışılıyor
Eğitim

Bilim kurgu artık üniversite laboratuvarlarında tartışılıyor

Son güncelleme: 20 Nisan 2026 09:17
Yayınlandı 20 Nisan 2026
paylaş
paylaş

Biruni Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Elif Karaman, Mary Shelley’nin 1818’de kaleme aldığı Frankenstein romanında ortaya koyduğu soruların, bugün biyoteknoloji ve protein mühendisliği alanındaki gelişmelerle yeniden gündeme geldiğini belirtti.

Biruni Üniversitesinden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Karaman, bir dönem yalnızca bilim kurgu olarak değerlendirilen birçok fikrin artık üniversite laboratuvarlarında somut karşılık bulduğunu ifade etti. Frankenstein’ın yayımlandığı dönemde, bilimin doğanın sınırlarını zorladığında ne gibi sonuçlar doğurabileceğini anlatan çarpıcı bir kurgu olarak öne çıktığını aktaran Karaman, günümüzde ise aynı soruların biyoteknoloji, moleküler tasarım ve rekombinant protein üretimi gibi alanlarda gerçek bilimsel tartışmaların parçası haline geldiğini kaydetti.

“Temel amaç, hastalıklarla mücadele etmek”

Karaman, modern biyoteknolojinin doğayı yalnızca taklit etmekle kalmadığını, biyolojik sistemleri kontrollü biçimde yeniden tasarlamaya imkan verdiğini vurgulayarak, “Bugün araştırmacılar mikroorganizmaları biyolojik üretim platformlarına dönüştürüyor, insan vücudunun ürettiği proteinleri laboratuvar ortamında sentezleyebiliyor. Buradaki temel amaç, hastalıklarla mücadele etmek, yeni tedaviler geliştirmek ve yaşam kalitesini artırmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Yürüttükleri biyomoleküler tasarım ve rekombinant protein çalışmalarının da bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer aldığını belirten Karaman, protein ekspresyonu ve saflaştırılması üzerine gerçekleştirilen araştırmaların, doğanın kullandığı moleküler sistemlerin laboratuvar ortamında nasıl üretilebildiğini ve işlevlerinin nasıl yeniden düzenlenebildiğini ortaya koyduğunu bildirdi.

Bu çalışmaların “canavar üretmek” gibi bir fikirle ilgisi olmadığını ifade eden Karaman, geliştirilen biyomoleküler yaklaşımların enfeksiyon tedavisinden hedefe yönelik biyolojik ilaçlara, çevresel sorunların çözümünden sürdürülebilir üretim teknolojilerine kadar geniş bir alanda kullanım potansiyeli taşıdığını aktardı.

“Bilimsel güçle birlikte sorumluluk da büyüyor”

Karaman, Frankenstein anlatısının günümüze verdiği en önemli mesajlardan birinin bilimsel sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Frankenstein’ın trajedisi, sonuçları yeterince öngörmeden ilerlemesiydi. Bugün bilim dünyası yalnızca ‘yapabilir miyiz?’ sorusunu değil, aynı zamanda ‘yapmalı mıyız?’ sorusunu da tartışıyor. Günümüz biyoteknolojisi, biyoetik ve biyogüvenlik ilkeleri çerçevesinde ilerliyor. Bilimsel güç arttıkça sorumluluk da artıyor” dedi.

“Doğa bilinçli biçimde yeniden tasarlanıyor”

Protein mühendisliği sayesinde yalnızca hastalıklı dokuda aktifleşen, belirli biyolojik mekanizmaları hedefleyen veya çevresel problemlerin çözümüne katkı sağlayan “akıllı biyomoleküller” geliştirilebildiğine dikkati çeken Karaman, doğanın artık sadece kopyalanmadığını, bilinçli biçimde yeniden tasarlandığını ifade etti.

“Bilim kurgu ile bilimsel gerçeklik arasındaki mesafe giderek kapanıyor”

Karaman, Mary Shelley’nin iki yüzyıl önce edebiyat aracılığıyla ortaya koyduğu soruların, bugün üniversite laboratuvarlarında bilimsel ve etik boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirterek “Belki de asıl soru, Frankenstein’ın gerçekten bir korku hikayesi olup olmadığı değil; bilimin geleceğine dair erken bir sezgi taşıyıp taşımadığıdır. Bugün ortaya çıkan tablo, bilim kurgu ile bilimsel gerçeklik arasındaki mesafenin giderek kapandığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Tekin: “45 farklı ülkede 2 bin 785 bursiyerimiz var”
Siirt’te 2025 yılı yaz Kur’an kursları başladı
LGS yerleştirme sonuçları açıklandı
Üniversite-sanayi iş birliği protokolü
Aksu Uçak Okulu’na modern kütüphane ve etüt odası
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
YoutubeAbone ol
TiktokTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Genel

Amasya’da mevlitte yenen tavuklu pilavdan 22 kişi zehirlendi

18 Şubat 2026
Siirt’te bıçaklanmış halde ölü bulunan kadın Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı
Trendyol Süper Lig: Trabzonspor: 1 – RAMS Başakşehir: 1 (Maç sonucu)
Aydın’da bir yılda 3 bini aşkın tarımsal denetim yapıldı
Çekerek ırmağı taştı; yollar ve tarlalar sular altında kaldı
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?