Son günlerde sosyal medyada ’çekirge istilası’ iddialarıyla gündeme gelen görüntüleri değerlendiren Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umut Toprak, görülen çekirgelerin istilacı olmadığını, Türkiye’nin doğal faunasında yer alan yerli türler olduğunu bildirdi.
Son günlerde İstanbul ve Ankara başta olmak üzere çeşitli bölgelerde görülen çekirgeler, sosyal medyada paylaşılan görüntülerle birlikte ’çekirge istilası’ iddialarını gündeme taşıdı. Vatandaşlarda tedirginliğe neden olan paylaşımlar üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı, bölgede tarımsal üretimi tehdit eden herhangi bir çekirge istilasının bulunmadığını açıkladı. Görüntülerde yer alan çekirgelerin Türkiye’de doğal olarak yaşayan yerli türlere ait olduğu Bakanlık tarafından belirtilerek, mevcut durumun doğal bir popülasyon artışından kaynaklandığını bildirdi.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi ve Moleküler Entomoloji Laboratuvarı (MOLEN) Kurucusu Prof. Dr. Umut Toprak, görülen çekirgeler hangi türe ait, tarımsal üretim açısından risk oluşturuyor mu ve gerçekten bir istila söz konusu mu gibi konuya ilişkin merak edilen soruları İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine değerlendirdi.
“Tarımsal zararlıdan ziyade burada bir faydalı durum söz konusu”
Bir istila söz konusu olmadığını ifade eden Prof. Dr. Umut Toprak, “Şu an hem Tarım ve Orman Bakanlığımızın resmi web sitesinde yayınladığı üzere hem bizim hem üniversitedeki hem de enstitüllerimize ait meslektaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde bunun zaten oradaki lokal, kendi doğal faunamızın bir türü olduğunu gördük, görüyoruz. Bunlar özellikle bilimsel adlı tettigoniidae familyası dediğimiz çalı çekirgeleri grubunda. Özellikle sosyal medyada konu olan çekirge ise beyaz yüzlü çalı çekirgesi diye geçiyor. Bu etçil ama biz entomolojide etçil deyince aslında daha küçük böceklerle beslenen, sinek veya bazı çekirgelerle beslenen faydalı bir türü konuşuyoruz. Sanılanın aksine tarımsal zararlıdan ziyade burada bir faydalı durum söz konusu” diye konuştu.
“Trakya’nın, Balkanların kendi doğal türleri”
Geçmişte Afrika’dan çekirge salgını olduğuna değinen Umut Toprak, “Böyle toz bulutu gibi gökyüzünde çok büyük gruplar halinde çekirgeler geldi. Bunlar başka bir familya. Onlara biz tarla çekirgesi diyoruz. Bilimsel adıyla fitofaktır, bitkiyle beslenir. Dolayısıyla şu an burada gördüğümüz çekirgeler, bunlar değil ve istilacı da değil. Dolayısıyla Trakya’nın, Balkanların kendi doğal türleri. İnsan açısından algısı böyle büyüklükleri itibariyle ürpertici olabilir. Aslında bunlar uzun antenli çekirgeler grubunda. Kendileri 5-6 santimetre ama o anten böyle vücut boyundan uzun olunca sanki 15-20 santim gibi gözüküyor. Aslında o kadar uzun, büyük değiller” dedi.
“Halkımızdan bir bezle tutup dışarıya bırakmasını istiyorum”
Prof. Dr. Umut Toprak, bu tür çekirgelerin insana hiçbir zararı olmadığını vurgulayarak, “Tabii ki her canlı kendini savunmak ister. Siz elinizi alıp onu tutarsanız o da o küçük dişleriyle kendini savunmaya çalışacaktır ama bunun ısırığından bir şey olur mu? Olmaz. Bir hastalık taşımaz. Dolayısıyla bir sıkıntısı yoktur. Hani ne yapılabilir? Böyle durumlarda ben özellikle halkımızdan bir bezle tutup dışarıya bırakmasını istiyorum. Çünkü zararlı değil” ifadelerini kullandı.
“Kışın ılıman geçmesi bunların otomatikman kışı rahat şartlarda geçirmesini sağladı”
Çekirgelerin bu yıl neden daha fazla görülmüş olabileceğini değerlendiren Toprak, “Çok böyle kuvvetli bir kış geçirmedik. Dolayısıyla zaten kış döneminin getirdiği bir ılıman iklimle bahar başladı. Akabinde de yağışlı bir bahar geçirdik. Bunlar yumurtalarını toprağa bırakır genellikle ve toprakta kışı geçirirler. Toprağın yağmurla birlikte yumuşaması, kışın ılıman geçmesi bunların otomatikman kışı rahat şartlarda geçirmesini sağladı. Normalde belki her yıl çetin kış şartlarında bu kadar rahat kışı geçiremeyecekken bu yıl bu güzel kış şartlarından ötürü rahat geçirdiler. Popülasyonları azalmadı. Yağışlarla birlikte topraktan yavruların çıkışı yumurtadan kolay oldu. Aslında şu an gördüğümüz biraz popülasyon artışı yaşanmakta. Bu zaman zaman böceklerde olur. Olağanüstü bir durum değildir” şeklinde konuştu.
Sebepler ve alınılabilecek önlemler
Prof. Dr. Umut Toprak, küresel ısınmanın böcek popülasyonlarını da etkileyebileceğini belirterek, iklim şartlarındaki değişimle birlikte bazı türlerin daha önce bulunmadıkları bölgelerde görülmeye başlayabileceğini ifade etti. Bunun tek nedeninin iklim değişikliği olmadığını vurgulayan Toprak, ormanların korunması, bilinçsiz tarım ilacı kullanımından kaçınılması ve doğal dengenin korunmasına yönelik adımların bu tür risklerin azaltılmasında önemli rol oynadığını söyledi.
“Bütün yaprak bitlerini öldürürseniz o yaprak bitleriyle beslenen faydalı uğur böceği de kalmaz”
Bütün böcekler zararlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Toprak, “Hadi bunu yok edelim, bu zararlıdır gibi düşünülmesi yanlıştır. Aslında sürdürülebilir tarım dediğimiz bir konsept burada çok önemli. Şöyle düşünün, bütün yaprak bitlerini siz eğer öldürürseniz o yaprak bitleriyle beslenen faydalı uğur böceği de kalmaz. Dolayısıyla biz burada sürdürülebilir bir tarım konseptini öneriyoruz. Oradaki 2-3 tane yaprak bitinin veya zararlı böceğin kalmasının sizin ürününüzde bir zararı yok. Eğer siz doğal bir dengenin oluşmasını istiyorsanız burada yok etmek yerine popülasyonları belli bir düzeyde yönetebilmeyi başarmalısınız. Ziraat fakültelerinde yapmaya çalıştığımız, önerdiğimiz şey de budur” değerlendirmesinde bulundu.
Çekirge paniğine uzman yorumu: “İstila söz konusu değil”
Yorum yapılmamış

