Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikasını ve Kullanım Koşullarını kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Envanter HaberEnvanter HaberEnvanter Haber
Font boyutlandırmaAa
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Okunuyor: Boğaçayı’nda tartışılan görüntüye uzmanlardan “Kirlilik değil, yaşam alanı” açıklaması
paylaş
Font boyutlandırmaAa
Envanter HaberEnvanter Haber
Ara
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Mevcut bir hesabınız mı var? Giriş yap
Bizi takip et
Envanter Haber > Çevre > Boğaçayı’nda tartışılan görüntüye uzmanlardan “Kirlilik değil, yaşam alanı” açıklaması
Çevre

Boğaçayı’nda tartışılan görüntüye uzmanlardan “Kirlilik değil, yaşam alanı” açıklaması

Son güncelleme: 25 Eylül 2026 16:23
Yayınlandı 25 Eylül 2026
paylaş
Resimler 1/11
paylaş

Antalya’da Boğaçayı’nda kirlilik tartışmaları sürerken, Büyükşehir Belediyesi bu yıl 320 ton sucul ot ile yaklaşık 4 ton fiziksel atık toplandığını açıkladı. Uzmanlar ise sazlıkların kirlilik olmadığını, kuşlar ve balıklar başta olmak üzere birçok canlı için yaşam alanı oluşturduğunu ve doğal filtre görevi gördüğünü belirtti.

Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde yer alan Boğaçayı’nda kirlilik ve temizlik tartışmaları sürerken, Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Kurulu Başkanı Yüksek Çevre Mühendisi Lokman Atasoy, bilim kurulunda yer alan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı ile Akdeniz Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde doktora yapan Umut Özten alanda bir araya gelerek Boğaçayı’nın ekolojik yapısına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Kurulu Başkanı Yüksek Çevre Mühendisi Lokman Atasoy, zaman zaman Boğaçayı’nda kirlilik olduğu ve yeterli temizlik yapılmadığı yönünde haberlerin kamuoyuna yansıdığını belirterek, sazlık olarak ifade edilen bitkilerin kirlilik olarak değerlendirilmesinin bilimsel açıdan doğru olmadığını söyledi.

“Boğaçayı kendini onarıyor”

Boğaçayı’nın geçmişte sazlıkların bulunduğu, yaz döneminde Karaman, Göksu ve Çandır’dan gelen suların debisinin azaldığı, kış aylarında ise yağışlarla birlikte debinin yükseldiği doğal bir dere yapısına sahip olduğunu belirten Atasoy, “Boğaçayı aslında iyileşiyor, kendini onarıyor. Doğa kendini tedavi ediyor şu anda. Bu yönüyle bakmamız lazım” dedi.

2018 yılında Boğaçayı Projesi’nin tartışıldığı dönemde bilim insanları, akademisyenler ve meslek odalarının dip çamuru oluşumu, yosun ve sucul otların artışı ile haşere ve koku sorunları yaşanabileceği yönünde endişelerini dile getirdiğini aktaran Atasoy, şöyle devam etti: “Neydi bu problemler? Dip çamurunun olacağı, yosunların hızlı olarak artacağı, sucul otların artacağı, sürekli temizlemek gerekeceği, bazı haşere problemlerinin, koku problemlerinin dahi olabileceği yönünde endişelerini dile getirdiler. Ve çok kısa sürede maalesef bu endişeler hayat buldu. Ama biz ne yaptık? Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak hemen ilk yıl bilim kurulu oluşturduk. Çünkü biz bilimin ve tekniğin yolunda ilerlemeyi tercih ettik.”

Bilim kurulunun dere içerisine müdahale edilmemesi ve temizlik çalışmalarının kontrollü yürütülmesi yönünde görüş bildirdiğini ifade eden Atasoy, ilk yıllarda bölgede deniz süpürgesiyle çalışıldığını, su seviyesinin düşmesinin ardından ise sucul ot kesme teknelerinin devreye alındığını kaydetti. Boğaçayı Projesi’nin denizden yaklaşık 750 metre içeriye uzanan, 200 metre genişliğinde ve yaklaşık 2,5 metre derinliğinde havuz benzeri bir alan olarak planlandığını belirten Atasoy, su seviyesinin düşmesiyle çalışma şartlarının zorlaştığını söyledi. Dip çamurunun bazı noktalarda makinelerin girişini güçleştirdiğini ve personel açısından iş sağlığı ve güvenliği riski oluşturduğunu aktaran Atasoy, daha donanımlı amfibi bir makinenin kullanılması için çalışma yürütüldüğünü bildirdi.

“Bu yıl 320 ton sucul ot toplandı”

Boğaçayı’nda temizlik çalışmalarının haftanın 7 günü sürdürüldüğünü belirten Atasoy, “Günde biz burada bir kamyon kadar, yani 8 ton kadar atık topluyoruz. Bu yıl, sadece bu yıl, envanterimizde var; 320 ton sucul ot ve 4 ton civarında da fiziksel atık topladık. Burada sadece sucul otla mücadele etmiyoruz. Şişeler, çamaşır makineleri, lastikler, aklınıza gelebilecek şişme botlar, koltuklar, sandalyeler her şey var” ifadelerini kullandı.

Sucul ot kesme tekneleriyle hasat edilen bitkilerin bir noktada toplandığını ve daha sonra iş makineleriyle kamyonlara yüklenerek bölgeden uzaklaştırıldığını anlatan Atasoy, bilim kurulunun görüşü doğrultusunda sazlıklara müdahale edilmediğini söyledi. Sıcaklığın artması ve su seviyesinin düşmesiyle sucul otların kontrolsüz çoğalmasının alg ölümleri, oksijensiz ortam, hidrojen sülfür ve koku sorunlarına neden olabileceğini ifade eden Atasoy, bu nedenle sucul otların hasat edilerek toplandığını belirtti.

Atasoy, “Biz doğayı her yönüyle seviyoruz. Kuşuyla, balığıyla, kurbağasıyla, otuyla, böceğiyle, her şeyiyle seviyoruz. Sazlıklar filtre görevi görür. Yani derelerin olduğu her yerde biz sazlıkları kesmeye kalksak, bunları kirlilik gibi görsek, biz biyoçeşitlilikle, doğayla nasıl mücadele edebiliriz? Doğayla niye kafa tutalım ki? Zaten buraya ait olan ekosistemin bir parçası bu. Balık orada yuva yapıyor, kuş geliyor yuva yapıyor, oradaki canlılar orada yuva yapıyor, besleniyorlar. Dolayısıyla bütün vatandaşlarımıza da bu vesileyle sesleniyoruz: Bu bir kirlilik değildir. Bu, buraya ait olan biyoçeşitliliğin ta kendisidir” diye konuştu.

“Boğaçayı’nı kendi haline bırakalım”

Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu da sazlıkların balıklar ve kuşlar için yaşam alanı oluşturduğunu ve yukarıdan gelen atıkların denize ulaşmasını engelleyen doğal bir filtre görevi gördüğünü söyledi. Nehir ağızlarındaki bitki örtüsünün ortadan kaldırılmasının canlıların yaşam alanlarını etkilediğini belirten Gökoğlu, plastik atıkların güneş ve dalgaların etkisiyle parçalanarak mikroplastiğe dönüştüğünü ifade etti. Gökoğlu, “Buradaki kamışlar balık ve kuşlara yuva, biyolojik olarak bir arıtma döngüsüne giriyor. Onun ötesinde yukarıdan gelen atıkları filtreleme görevi görüyor, siz burayı keserseniz bir yağış ya da sel olduğunda tüm atıklar denize gider” dedi.

Antalya falezleri ile Kemer ve Gazipaşa kıyılarında yaptığı dalışlarda plastik atıkların kayalara çarparak parçalandığını gözlemlediğini anlatan Gökoğlu, sazlıkların sedimanı da tuttuğunu belirtti. Gökoğlu, “Buradaki yaşamı bozmayalım. Bu bir kirlilik değil, bilakis temizliğin göstergesi. Düzenlenebilecek yerler düzenlenebilir. Makineler çalışıyor zaten, düzenleyebildiğini düzenliyor. Ama geri kalan bizim yaşamımız değil, başka hayatların yaşam yeri orası. Bakın şöyle baktığınızda kuşları görüyorsunuz. Karşıda, sazlıkların içerisinde buradan gözüküyor kuşlar. Onların üreme ve yavrulama alanı orası. Boğaçayı’nı kendi haline bırakalım. Kendisi kendi kendini toparlasın. Geçmişte zaten bu şekildeydi. Yine aynı şekilde kalsın diyorum” ifadelerini kullandı.

“Boğaçayı’nda 233 kuş türü tespit edildi”

Akdeniz Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde doktora yapan ve kuş gözlemciliğiyle ilgilenen Umut Özten ise Boğaçayı’nın kuşların üremesi, beslenmesi ve göç sırasında dinlenmesi açısından önemli bir alan olduğunu söyledi. Eski kayıtlardan bugüne kadar Boğaçayı ve üst kesimlerinde 233 kuş türünün tespit edildiğini belirten Özten, Türkiye’de nadir görülen türler de dahil yaklaşık 509 kuş türünün bulunduğunu ifade etti. Özten, “Türkiye’de görülen kuş türlerinin neredeyse yarısı bu alanda ve Boğaçayı’nın daha yukarı kesimlerinde tespit edilmiş durumda. Bu nedenle burası Antalya’nın en önemli kuş alanlarından biri” ifadelerini kullandı.

Sazlıkların kuşlar tarafından üreme, saklanma ve avlanma alanı olarak kullanıldığını kaydeden Özten, balaban gibi bazı türlerin sazlıkların içerisinde kamufle olarak balık ve amfibileri avladığını söyledi. Özten, alanın mevcut haliyle korunmasının kuşların üremesi, göç etmesi, dinlenmesi ve enerji depolaması açısından önemli olduğunu belirtti.

“Konyaaltı Plajı’nı da kaybediyor noktasındayız”

Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı da 2018 yılında Boğaçayı Projesi’nin ilk gündeme geldiği dönemde meslek odalarının görüş ve itirazlarını dile getirdiğini söyledi. Projenin ilk planlamasında yaklaşık 700 metre uzunluğunda ve 200 metre genişliğinde kapalı bir havuz oluşturulması ve deniz suyunun içeri alınmasının öngörüldüğünü belirten Karancı, meslek odalarının hukuki süreç başlattığını, deniz suyunun yeraltı sularını tuzlandıracağı gerekçesiyle bu uygulamadan vazgeçildiğini ifade etti. Karancı, şöyle devam etti: “Ama bu alanda yapılan çalışma bugün 750 metreye 200 metre genişliğinde çok geniş bir havuz oluşturdu. Bunun bir bakış açısı da şöyle: Yukarıdan gelen sedimanter malzememiz bizim denize ulaşır ve aslında Konyaaltı Plajı’nı oluşturur. Bizim burada yaptığımız doğaya müdahale sonrasında, Konyaaltı Plajı’mızı da aslında kaybediyor noktasındayız.”

Aydınlar beldesinde kurt sürüsü görüntülendi
Özükavak Belediyesinde yağmur duasına çıkıldı
Mayıs’ta kar sürprizi: Yüksek kesimler beyaza büründü
Siirt’te bin 330 metrelik yeni imar yolu çalışması sürüyor
İzinsiz kullanılan Balon balığı projesi mahkemelik oldu

Quick Link

  • Medicine
  • Children
  • Coronavirus
  • Nutrition
  • Disease
Paylaş
Facebook Whatsapp Whatsapp E-Posta Yazdır
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Et

Sosyal medya hesaplarımız
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
YoutubeAbone ol
TiktokTakip et

Haftalık Bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!
Popüler Haberler
Genel

TGS Yer Hizmetleri Genel Müdürü Akyurt, personelle bayramlaştı

20 Mart 2026
Muğla’da yangın sezonu öncesi Sakar Geçidi’nde riskli dallar temizleniyor
Nilüfer’de kırsal mahallelerdeki çocuklar yüzme öğreniyor
Traktörün giremediği zeytinlikte üretim atlarla sürüyor
Selde hayatını kaybeden gencin acı haberi babasına verildi
Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

Hızlı Bağlantılar
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
Popüler Kategoriler
  • Anasayfa
  • Gündem
  • Politika
  • Ekonomi
  • Spor
  • Magazin
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kültür Sanat

Haftalık bülten

En yeni haberlerimizi anında almak için bültenimize abone olun!

© Envanternet Habercilik 2026. Tüm hakları saklıdır.
Hoşgeldin!

Hesabına giriş yap

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?