NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO ittifakının başlıca düşmanının Rusya olduğunu vurgulayarak, “Bugün Kiev, Harkov, Lviv’in yanı sıra birçok küçük Ukrayna şehrinin Rus füzeleri ve dronları ile vurulduğunu görüyoruz. Odağımızı Ukrayna’dan ayırmamamız gerekiyor” dedi.
İsviçre Alpleri’ndeki Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında “Ukrayna Kahvaltısı” başlıklı bir panel düzenlendi. 2005’ten bu yana her yıl düzenlenen “Ukrayna Kahvaltısı” programı, Amerikalı gazeteci Fareed Zakaria’nın moderatörlüğünde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkvis, Hollanda Başbakanı Dick Schoof ve Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic’in de aralarında yer aldığı konukların katılımıyla gerçekleştirildi.
“NATO’nun başlıca hasmı Rusya”
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, panelde kendisine ABD’nin Ukrayna’nın bağımsızlığı ve egemenliğine olan bağlılığına ilişkin olarak yöneltilen bir soruya “Kesinlikle evet. Bundan hiçbir zaman şüphe etmedim” şeklinde cevap verdi.
Rutte, “ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ile yaşanan çıkmazı aşan ve müzakereleri başlatan isimdir. Bunun yapılması kritikti çünkü bulunduğu konum itibarıyla bunu yapabilecek tek kişi oydu. Ocak ayında göreve geldi ve Steve Witkoff, Jared Kushner, Marco Rubio ve tabii birçok Avrupalının da yardımıyla süreci aralıksız bir şekilde ileri taşıyor” dedi.
Mark Rutte, son gelişmelerle birlikte Grönland krizinin çözülmüş olup olmadığı şeklindeki bir soruya, “Başkan Trump, ilk döneminde zaten Arktik’e daha fazla zaman ve enerji ayırmamız gerektiğini söylemişti. Çünkü deniz yolları açılıyor ve Artktik’i Rusya ve Çin’e karşı savunmamız gerekiyor. Bu sadece Grönland meselesi değil, tüm Arktik bölgesi ile ilgili. Arktik’te NATO içinde yedi ülke ve NATO haricinde bir ülke yani Rusya bulunuyor. Bu yedi ülkenin, kendilerini Rusya’ya karşı savunmaları gerekiyor” yanıtını verdi.
ABD Başkanı Donald Trump ile dünkü görüşmelerinde bunu nasıl yapabileceklerini tartıştıklarını belirten NATO Genel Sekreteri Rutte, “Yüksek Kuzey’deki yedi ülke başta olmak üzere, diğer müttefiklerin de desteğiyle NATO müttefikleri birlikte bunu nasıl başarabilir bunu konuştuk. Buna ABD de dahildir zira Alaska üzerinden ABD de bir Arktik ülkesidir. Aynı zamanda Kanada, İzlanda, Danimarka, İsveç, Finlandiya ve Norveç de var. Bu ülkelerin birlikte hareket etmesi, Arktik’in güvende kalması, Rusların ve Çinlilerin dışarıda tutulmasını nasıl sağlayacağımızı konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Amaç, Rusya ve Çin’in askeri olarak bölgeye erişim kazanmasının asla mümkün olmamasını sağlamak”
Bir diğer konunun ise Çinliler ve Rusların Grönland ekonomisine ve askeri olarak bölgeye erişimini engellemek olduğunu vurgulayan Mark Rutte, “Bu konu, geçen çarşamba ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı Vance’in Danimarka heyetiyle yaptığı görüşmelerde atılan adımlar temelinde ileriye taşınacak. Amaç, Rusya ve Çin’in Grönland ekonomisine ve askeri olarak bölgeye erişim kazanmasının asla mümkün olmamasını sağlamak” şeklinde konuştu.
NATO için başlıca hasmın Rusya olduğunu vurgulayan Rutte, “Elbette Çin’in büyük bir askeri yığınak yaptığını görüyoruz, Çin konusunda saf olamayız ancak başlıca hasmımız Rusya’dır” dedi.
Ukraynalıların Rusya’ya karşı ülkelerini güçlü bir şekilde savunduklarını belirten Rutte, “Bugün sormamız gereken soru, onlara nasıl yardım edebileceğimizdir. Hava savunma sistemlerine ve askeri desteğin devam etmesine ihtiyaç duyuyorlar” diye konuştu.
NATO Genel Sekreteri, “Bugün Kiev, Harkov, Lviv’in yanı sıra birçok küçük Ukrayna şehrinin Rus füzeleri ve dronları ile vurulduğunu görüyoruz. Su altyapısının çöktüğünü, elektriğin kesildiğini görüyoruz. Biz konuşurken Kiev’de hava -20 derece. Bu yüzden odağımızı Ukrayna’dan ayırmamamız gerekiyor” dedi.
Barış görüşmeleri umut verici olsa da yarın sonuçlanmayacağını söyleyen Rutte, “Fakat Ukrayna’nın hava savunma sistemleri ve askeri desteğe yarın ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.
Mark Rutte, “Avrupalı ve Kanadalı dostlarımızla birlikte Ukrayna’ya desteğe odaklanmayı sürdürmeliyiz. ABD ise Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu kadar askeri malzeme sağlamaya hazır” şeklinde konuştu.
“Rusya’nın başarılı olduğu anlatısı doğru değil”
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Rusya’nın müzakere edilen barış planını onaylayacağına ikna olmadığını söyledi. Stubb, “Bu süreç şu an itibarıyla bitmiş değil. Bu yüzden yakın geleceğe odaklanmak ve Ukrayna’ya desteği nasıl sürdüreceğimizi düşünmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Savaş sahasında Rusya’nın başarılı olduğuna dair iddiaların yanlış olduğunu vurgulayan Alexander Stubb, “Uluslararası söylemler de ABD’den gelen bazı açıklamalar da beni açıkçası biraz şaşırtıyor. Net bir şekilde ortaya koyalım; Putin, stratejik hedeflerinin her birinde başarısız oldu” dedi.
“Ukrayna ele geçirilmeyecek ve AB’ye üye olacak”
Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb, “Ukrayna’yı ele geçirmek ve Rusya’nın bir parçası haline getirmek istiyordu, fakat başarısız oldu. Ukrayna ele geçirilmeyecek ve AB’ye üye olacak. NATO’nun genişlemesini engellemek istiyordu fakat bunun yerine iki önemli askeri gücü ittifaka kattı ve Finlandiya’nın katılımıyla NATO ile olan sınırlarını iki katına çıkardı. Üçüncüsü, dünya genelinde güç projeksiyonu yapmak istiyordu ama bölgeye bakın. Orta Asya’ya, Güney Kafkasya’ya, İran’a, Suriye’ye, Venezuela’ya bir bakın. Kremlin açısından bakıldığında, bu tablo pek de bir başarı hikayesi sayılmaz” diye konuştu.
“Rusya’nın savaşı Ukrayna’da ilerlemeye devam ettiği için bitirmek istemediği argümanına katılmıyorum”
Rusya’nın Afganistan’da on yılda 20 bin asker kaybettiğini, fakat Ukrayna’da son bin gün içinde günde yaklaşık bin asker kaybettiğini vurgulayan Stubb, “Bunun üzerine Rus ekonomisinin gördüğü zararı da ekleyin. Sıfır büyüme, boşalan rezerv, artmaya devam eden enflasyon oranları” dedi.
Stubb, “Rusya’nın savaşı Ukrayna’da ilerlemeye devam ettiği için bitirmek istemediği argümanına katılmıyorum. Bana göre Rusya’nın bu savaşı bitirmek istememesinin nedeni, Putin’in savaşın bitmesini aşırı derecede pahalı bulmasıdır. Çünkü Rus askerlerine ödeme yapamayacaklar” şeklinde konuştu.
Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb, “Ukrayna’ya desteği artırarak sürdürmek ve Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırmakla, günün sonunda bu savaşı kazanan taraf Ukrayna olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Ukrayna, AB içinde olmalıdır”
Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics de Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne (AB) üyeliğini desteklediklerini ve Letonya’nın bunun gerçekleşmesi için elinden geleni yapacağını söyledi. Rinkevics, “Bugüne kadar AB’yi bir siyasi birlik, parasal birlik ve ekonomik birlik olarak gördük. Ancak Ukrayna, AB’ye girerse, bunun Avrupa’nın savunma kimliğini çok daha güçlü hale getireceğine inanıyorum” dedi.
Letonyalı lider, “Ukrayna, Avrupa’da en büyük savaşan orduya sahiptir. Şunu da özellikle vurgulamak istiyorum, şu anda savaşan askerleri gördüğümüzde, aslında bütün Avrupa’yı savaşın dışında tuttuklarını biliyoruz. Avrupa’yı Rusya’nın şu an bile başlatabileceği saldırı savaşının dışında tutuyorlar. Benim için burada stratejik tercih açıktır, Ukrayna, AB içinde olmalıdır” diye konuştu.
“Ukrayna, nihayetinde AB üyesi olacaktır”
Hollanda Başbakanı Dick Schoof, Ukrayna’daki savaşın sadece Ukrayna ile ilgili olmadığını ve meselenin Avrupa’nın özgürlüğü ve güvenliği ile ilgili olduğunu söyledi.
Hollanda Başbakanı Schoof, “AB’ye Ukrayna’ya desteği konusunda hiçbir soru işaretine yer yok. Üyelik konusuna gelince, Ukrayna’nın yeri AB’dir” dedi.
Schoof, “Ukrayna, AB’ye ulaşmak için büyük çaba gösteriyor. Bunu takdir etmeli ve desteklemeliyiz. Ukrayna, nihayetinde AB üyesi olacaktır” ifadelerini kullandı.
Bu sürecin ne kadar zaman alacağına ilişkin bir soruya Schoof, “Mevcut süreçle bakarsak birkaç yıl alacaktır. AB’nin kendisini istikrarsızlaştırmak istemiyoruz. Ukrayna için AB’nin nihai adres olduğunu net bir şekilde ortaya koymalıyız. Fakat aynı zamanda kurumlar, kamuoyu ve Ukrayna’nın kendisi açısından tüm eşiklerin aşılmasına dikkat etmeliyiz” şeklinde konuştu.
“Sona yaklaştığımızı düşünüyorum”
Programda konuk olarak yer alan fakat moderatör Fareed Zakaria tarafından sahneye davet edilen ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Ukrayna’ya ilişkin açıklamalarına, “Büyük ilerleme kaydettik” ifadeleriyle başladı.
ABD’li temsilci Witkoff, “Sona yaklaştığımızı düşünüyorum. Şu anda durumu tek bir meseleye indirgedik. Üzerinde farklı alternatifler hakkında konuştuk ve bu, çözülebilir olduğu anlamına geliyor. Her iki taraf isterse, bu çözülecek” dedi.
Witkoff, “Bu gece Moskova’ya gidiyoruz ardından Abu Dabi’ye geçeceğiz. Orada askeri ve ekonomik çalışma grupları olacak. Refah meselesi çok önemli ve Ukrayna için gümrüksüz bir ticaret bölgesi kurulması oyunun kurallarını değiştirebilir” diye konuştu.
Steve Witkoff, “Bu çalışmayı bitirmek en önemli görevimiz ve bunu başaracağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Rus varlıklarına el konulması, savaş eylemi olur”
Belçika Başbakanı Bart De Wever, büyük bir kısmına Belçika’daki finansal kuruluşların ev sahipliği yaptığı Rus devlet varlıklarına el konulmasının çok hassas bir konu olduğunu ifade etti.
De Wever, “Varlıklara el konulması bir savaş eylemi olur. Bu tarihte hiç olmamıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda dahi dondurulmuş varlıklara el konulmadı” dedi.
Belçikalı lider, “Böyle bir adımın Avrupa finans sistemi ve euro bölgesi için ağır sonuçları olur” diye konuştu.
Rus Merkez Bankası varlıklarının süresiz olarak dondurulduğunu ve bu varlıkların savaş bittiğinde masada olacağını vurgulayan De Wever, “Bir sent bile Moskova’ya dönmemeli. Fakat bunu uluslararası hukuka uygun yapmalıyız” ifadelerini kullandı.
“Ukrayna topraklarından feragat eden tek bir satır bile olmamalı”
Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkovic ise barış belgesinde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti. Plenkovic, “Barış belgesinde Ukrayna topraklarından feragat eden tek bir satır bile olmamalı. Bu yalnızca Ukrayna için değil, uluslararası düzen ve hukuk için de hayati bir emsaldir” şeklinde konuştu.
Plenkovic, Ukrayna’nın mümkün olan her şekilde desteklenmeye devam edileceğini söyledi.

